Pick a fight türkçesi Pick a fight nedir

  • Kavga çıkarmak.
  • Çıngar çıkarmak.

Pick a fight ile ilgili cümleler

English: Stop trying to pick a fight with me.
Turkish: Benimle kavga çıkarmaya çalışmaktan vazgeç.

English: Are you trying to pick a fight?
Turkish: Kavga çıkarmaya mı çalışıyorsun?

English: I don't want to pick a fight.
Turkish: Kavga çıkarmak istemiyorum.

Pick a fight ingilizcede ne demek, Pick a fight nerede nasıl kullanılır?

Pick : Burun karıştırma. Seçenek. Yankesicilik yapmak. Gitar penası. Toplanan ürün miktarı. Toplamak. Seçmek. Kazma. Aşırmak. Gelişmek.

A : Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Herhangi bir. Pek iyi. Argonun simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Bir.

Fight : Savaşmak. Çarpışmak. Uğraşmak. Dövüş. Savaş. Savunmak. ...ile savaşmak. Kavgacılık ruhu. Dövüşmek. Didişmek.

Pick a back : Sırtında. Omzunda. Sırtına alarak. Omuzda. Sırtta.

Pick a quarrel : Aranmak. Kavga çıkarmak. Çıngar çıkarmak.

Pick apart : Hata bulmak. Çürütmek (savı). Olumsuz eleştirilerde bulunmak. Paramparça etmek. Çekiştirmek. Yanlış bulmak. İnsafsızca eleştirmek.

Have a fight : Dövüşmek.

Pick at : Kusur bulmak. Gıdım gıdım yemek. Lokmalarla oynamak. Zorla yemek. Karışmak. (yemeği) isteksizce yemek. Mızmızlanarak yemek. Çekelemek. Burnunu sokmak. Çok az yemek.

 

Throw a fight : Maçı satmak. Maçı bilerek kaybetmek.

Pick and choose : Titizlikle seçmek. Özenle seçmek. Çok dikkatli seçmek.

İngilizce Pick a fight Türkçe anlamı, Pick a fight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pick a fight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make a row : Kıyameti koparmak.

Kick up a fuss : Rahatsızlık yaratmak. Sorun çıkarmak. Kıyameti koparmak. Hır çıkarmak. Olay çıkarmak. Mesele çıkarmak.

Make the fur fly : Olay çıkarmak. Karışıklığa neden olmak. Kavgaya yol açmak. Sorun çıkarmak. Sorun yaratmak. Kıyameti koparmak. Ortalığı birbirine katmak.

Make a scene : Gerginlik yaratmak. Olay çıkarmak. Olay çıkartmak. Taşkınlık yapmak. Rezalet çıkarmak.

Make a fuss of : Sorun çıkarmak. Olay çıkarmak. Sorun yaratmak. Karışıklık çıkarmak. Yaygara koparmak. Gerilim yaratmak. Mesele çıkarmak. Kavgaya yol açmak.

Pick a quarrel : Aranmak.

Kick up : Kavga. Toz kaldırmak. Ortalığı karıştırmak. Vites yükseltmek. Kışkırtmak. Mesele çıkarmak. Rahatsızlık yaratmak. Kavga etmek. Kışkırtma.

Kick up a row : Hır çıkarmak. Ortalığı birbirine katmak. Gürültü yapmak. Patırtı çıkarmak. Gürültü çıkarmak. Kıyameti koparmak. Karışıklık çıkarmak. Yeri göğü inletmek.

Raise hell : Ortalığı birbirine katmak. Kıyameti koparmak. Hır çıkarmak. Sorun çıkarmak. Kıyamet koparmak. Karışıklık çıkarmak. Olay çıkarmak.