Kışkırtma nedir, Kışkırtma ne demek
- Kışkırtmak işi, tahrik

- Herhangi bir kişiye, gruba, kuruluşa veya devlete karşı girişilen ve onları sonradan ağır sonuçlar verecek bir karşı eylemde bulunmaya zorlayan, önceden tasarlanmış girişim, kışkırtı, provokasyon.
İngilizce'de Kışkırtma ne demek? Kışkırtma ingilizcesi nedir?:
provocation
Kışkırtma hakkında bilgiler
Kışkırtma, ceza hukukunda, bir kimseyi suç işlemeye yöneltme. Bir kimseye ya da bir yakınına karşı haksız eylem yapma (tahrik) ya da onu suç işlemeye özendirme (teşvik) biçiminde ortaya çıkabilir. Birinci anlamda kışkırtma faile verilecek cezanın indirilmesi sonucunu doğurur. Buna karşılık ikinci anlamda kışkırtmada suç ortaklığı hükümleri uygulanır; cezada indirim yapılmaz ve kışkırtan asıl faille birlikte cezalandırılır.
Kışkırtmanın cezayı hafifletici neden olarak kabul edilmesi, suçu işleyenin irade serbestliğinin kışkırtma sonucunda önemli ölçüde azalmasından kaynaklanır. Kışkırtılan kimse kışkırtan karşısında sabırlı ve serinkanlı davranması gerekirken harekete geçerek ona karşı bir suç işlerse ceza sorumluluğu ortadan kalkmaz, ama alacağı ceza hafifletilir. Kışkırtmanın cezayı hafifletici bir neden olarak kabul edilmesi için suçun haksız eylem niteliğindeki kışkırtmanın doğrudan etkisi altında, başka bir deyişle eylemden hemen sonra işlenmiş olması gerekir. Yargıç ceza indirimini, kışkırtmanın basit ya da ağır oluşuna göre takdir yetkisini kullanarak belirler. Bazı suçlarda haksız kışkırtma nedeniyle cezanın ne kadar indirileceği yasada gösterilmiştir. Örneğin zina durumunda buna tanık olan eşin ya da yakınının bu nedenle işlediği adam öldürme ya da yaralama suçuna verilecek ceza sekizde bir indirilir ya da ağır hapis cezası hapis cezasına çevrilir. Yasayla düzenlenmiş bu gibi durumlar kışkırtmanın özel türlerini oluşturur.
Kışkırtma ile ilgili Cümleler
- Onu kışkırtmak istemiyorum.
- Bizi kışkırtmak için her şeyi yapıyorlar.
- Beni kışkırtma.
- Ali beni kışkırtmaya çalışıyor.
- Kışkırtmak vandallığın bir şeklidir.
- O, onu kışkırtmak istemiyordu.
- Tuğba Dan'ı kışkırtmak için başka adamlarla dans etti.
- Onların kızlarını kışkırtmam.
Kışkırtma kısaca anlamı, tanımı:
Eylem : Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Fiil. Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon.
Kışkırtı : Kışkırtma, tahrik.
Kışkırtmacı : Kışkırtma işini yapan, provokatör.
Kışkırtmak : Kümes hayvanlarını ürkütüp kaçırmak. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için harekete geçirmek, tahrik etmek.
Tahrik : Bir kimseyi, kötü bir iş yapması için harekete geçirme, kışkırtma. Yola çıkartma, hareket ettirme, kımıldatma. Cinsel isteği, duyguları uyandırma, artırma.
Kişi : Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek.
Kuruluş : Kurulma işi. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Yapı, yapılış, bünye. Kasılma. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı.
Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk. Talih. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Büyüklük, mevki.
Giriş : Bir bilime hazırlık amacıyla yazılan eser. Girme işi. Bir anlatımda gelişme bölümüne hazırlık yapmayı sağlayan bölüm. Bir eserin konusunu tanıtarak kolay kavranmasını sağlayan, ön sözden sonra yer alan bölüm, methal. Bir yapıda içeri geçilen yer, methal, antre. Bir müzik parçasında baştaki bölüm, methal.
Onlar : O şahıs zamirinin çokluk biçimi. Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ikinci basamak.
Sonuç : Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Öz, özet. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Yazının veya sözün bitim bölümü. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor.
Ceza : Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.
Kışkırtmacılık : Kışkırtmacının işi, provokatörlük.
Diğer dillerde Kışkırtma anlamı nedir?
İngilizce'de Kışkırtma ne demek? : n. provocation, instigation, incitement, agitation, agitprop, fomentation, incitation, prod, pyrotechnics, sedition, solicitation, urge
Fransızca'da Kışkırtma : provocation [la], agacement [le], agitation [la], incitation [la]
Almanca'da Kışkırtma : n. Agitation, Aufhetzung, Aufwiegelei, Erregung, Hetze, Hetzerei, Provokation, Verhetzung
Rusça'da Kışkırtma : n. подстрекательство (N), провокация (F), натравливание (N)

Bu kısımda Kışkırtma nedir? Kışkırtma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kışkırtma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kışkırtma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.