Picnics türkçesi Picnics nedir
- Piknik yapmak.
- Basit iş.
- Hoşa giden iş.
- Açık havada yenilen yemek.
- Çocuk oyuncağı.
- Evde rahatsız bir biçimde oturmak.
- Pikniğe gitmek.
- Piknik.
- Kolay iş.
- Çok kolay iş.
Picnics ile ilgili cümleler
English: We love going on picnics.
Turkish: Biz pikniklere gitmeyi severiz.
English: They often go on picnics by bicycle.
Turkish: Onlar sık sık bisikletle pikniğe giderler.
English: We adore picnics.
Turkish: Biz pikniği çok severiz.
English: I like picnics.
Turkish: Pikniği severim.
English: We really like picnics a lot.
Turkish: Biz piknikleri gerçekten çok severiz.
Picnics ingilizcede ne demek, Picnics nerede nasıl kullanılır?
Campfire picnic : Kampateşi pikniği. Kampateşi çevresinde yapılan piknik.
Go on a picnic : Piknik yapmak.
No picnic : Çocuk oyuncağı değil. Kolay değil.
Picnic : Açık havada yenilen yemek. Piknik yapmak. Kolay iş. Evde rahatsız bir biçimde oturmak. Pikniğe gitmek. Basit iş. Çocuk oyuncağı. Hoşa giden iş. Piknik. Çok kolay iş.
Picnicked : Evde rahatsız bir biçimde oturmak. Piknik yapmak.
Picalilli : Baharatlı turşu.
Picnometer : Piknometre. Sıvıların yoğunluğunu saptamada kullanılan termometreli veya termometresiz özel cam laboratuvar malzemesi. Sıvıların yoğunluğunu saptamada kullanılan termometreli veya termometresiz, özel camdan yapılmış laboratuvar malzemesi.
Picnicker : Piknikçi.
Picaninny : Zenci çocuğu.
Pic : Sinema filmi. Resim. Pıc. Azami yük. Ardıl bilgi ölçütü.
İngilizce Picnics Türkçe anlamı, Picnics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Picnics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mickey mouse : Karmaşık olmayan. Önemsiz şey. Kolay şey. Kalitesiz. Miki. Karışık durum. Miki fare. Sahte.
Pie : Benekli at. Turta. Karışıklık çıkarmak. Karışıklık. Kaos. İltimas. Torpil. Tart. Saksağan. Börek.
Backpacked : Sırt yükü. Çıkın. Sırt çantası. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Sırt torbası. Arka çantası.
Cookout : Piknik (amerikan ingilizcesi). Barbekü.
Outing : Tozma. Çıkma. Evden dışarı yapılan küçük gezi veya seyahat. Tur. Gezi. Gezinti. Gezme.
Easy money : Enaz çabayla elde edilen gelir. bk. ucuz para. Kolay para. Kolay kazanılmış para. Ucuz para. Kolay kazanılıp kolay harcanılan para.
Backpack : Çıkın. Omzunda sırt çantasıyla gezmek. Sırt torbası. Arka çantası. Sırt yükü. Sırt çantası.
Cinch : Kavrama. Kolayca takmak. Elde bir. Kesin şey. Sıkı tutma. Çantada keklik. Garanti. Sımsıkı sarmak.
Picnics synonyms : go on a picnic, picnicking, easy task, basket lunch, feting, easy job, walkovers, fete, fetes, pushovers, picnicked, plain sailing, cinches, doddle, sitters, pushover, as easy as pie, duck soup, pies, cakewalk, field day, holiday, feted, basket dinner, cinching, cakewalks, breeze, a piece of cake, sitter, eat, cake walk, pieing, gimme.

Bu kısımda Picnics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Picnics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Picnics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Picnics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.