Piknik nedir, Piknik ne demek
Piknik; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılmış olan günübirlik gezinti

- Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer.
"Piknik" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bizimkiler, bugün damat bey ailesi tarafından tertip edilmiş bir pikniğe davetli." - R. N. Güntekin
Piknik anlamı, tanımı:
Piknik yapmak : Kırda yemek yemek ve gezinti yapmak.
Piknik alanı : Piknik yapmaya elverişli geniş ve yeşil alan, piknik yeri.
Piknik tip : Orta boylu, şişmanca, geniş ve yumuşak yüzlü, kalınca boyunlu, yukarı doğru daralan şişkin göğüslü ve iri göbekli kimse.
Piknik tüpü : Boyutu küçük bütan gazı tüpü.
Piknik yeri : Piknik alanı.
Piknikçi : Piknik yapan kimse. Piknik yapmayı seven kimse.
Yemek : Kandırmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Ağızda çiğneyerek yutmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Başkasının parasını harcamak. Isırmak.
Eğlenmek : Bir yerde durmak, beklemek, tevakkuf etmek. Neşeli, hoşça vakit geçirmek. Bir kimsenin herhangi bir kusuru veya zayıf noktası ile alay etmek. Oyalanmak.
Gezinti : Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol.
Yeşil : Bu renkte olan. Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı.
Piknikçilik : Piknikçi olma durumu.
Piknik ile ilgili Cümleler
- Piknik için büyük göle gittik.
- Yarın bir piknik yapacağız, hava müsait olursa, elbette.
- Yağmur yağsada yağmasada Fujita piknik yapmayı planlıyor.
- Piknik bir hayal kırıklığıydı.
- Ali ve diğer üç kişi piknikten sonra bizim temizlik yapmamıza yardımcı olacak.
- Ailem piknikten hoşlandı.
- Öylesine güzel bir gündü ki biz piknik yapmaya karar verdik.
- Piknik için harika bir gün.
- Kendi piknik yeğini getir.
- Piknik bütün gün sürdü.
- Piknik günü geldi.
- Piknik içi tarih kararlaştıralım.
- Hava iyi olursa pazar günü piknik yapacağız.
- Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.
Diğer dillerde Piknik anlamı nedir?
İngilizce'de Piknik ne demek? : n. picnic, basket lunch, basket dinner, cookout
Fransızca'da Piknik : pique-nique [le]
Almanca'da Piknik : n. Ausflug, Picknick
Rusça'da Piknik : n. пикник (M)

Bu kısımda Piknik nedir? Piknik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Piknik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Piknik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.