Piknik tip nedir, Piknik tip ne demek

Piknik tip; bir tıp terimidir.

  • Orta boylu, şişmanca, geniş ve yumuşak yüzlü, kalınca boyunlu, yukarı doğru daralan şişkin göğüslü ve iri göbekli kimse

Piknik tip tanımı, anlamı:

Piknik : Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer. Yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılmış olan günübirlik gezinti.

Orta : Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Orantı. Ne uzun ne kısa, midi. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Ne büyük ne küçük, midi. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm.

 

Boylu : Boyu benzerlerinden uzun olan. Boyu olan.

Şişmanca : Biraz şişman.

Geniş : Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Bol (elbise). Çok. Eni çok olan, enli, vâsi. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Yumuşak : Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolaylıkla işlenebilen. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Sessiz, hafif. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Okşayıcı, tatlı, hoş.

Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

Kalınca : Kalına yakın.