Yüzlü nedir, Yüzlü ne demek

Yüzlü; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yüzlü" ile ilgili cümleler

  • "Ben, ay yüzlü güzellerin peşinde bir gölgeye benzerim." - A. Kabaklı

Yerel Türkçe anlamı:

Şımarık.

Diğer sözlük anlamları:

Şerefli, itibarlı, hatırı sayılır.

Yüzlü anlamı, tanımı:

Yüzlü yüzlü : Utanmadan, sıkılmadan, çekinmeden.

Beş yüzlü : Beş yüzü olan cisim.

Çatık yüzlü : Yüzü asık olan, çatık çehreli, çatık suratlı.

Çok yüzlü : Bütün yüzleri birer çokgen olan şekil.

Dört yüzlü : Tabanı üçgen olan piramit. Dört yüzü olan, çok yüzlü.

Duvar yüzlü : Vurdumduymaz.

Güler yüzlü : Yakınlık gösterilerek, içten davranılarak. Yakınlık gösteren, içten davranan.

İkiyüzlü : Özü sözü bir olmayan, riyakâr, mürai.

İki yüzlü : İki tarafı olan. İki taraflı kullanılan.

Kara yüzlü : Suçlu, lekeli, günahkâr.

Nur yüzlü : Saygı uyandıran, pak yüzlü (ihtiyar).

Pek yüzlü : Utanması olmayan, sıkılmaz (kimse). Karşısındakilerin kırılacağını bildiği hâlde duygularını veya isteklerini söylemekten çekinmeyen (kimse).

Sekiz yüzlü : Sekiz düzlem parçasıyla çevrelenmiş cisim.

Yumuşak yüzlü : Kendisinden istenilen bir şeyi geri çeviremeyen, hayır diyemeyen (kimse).

 

Yüzlük : Yüz lira değerinde olan para. Yüzü, yüz tanesi bir arada olan. On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak.

Yüzlük birimler bölüğü : Yüzden dokuz yüz doksan dokuza kadar olan sayılar bölüğü.

Yüzlülük : Yüzlü olma durumu.

Beş yüzlük : Beş yüz liralık kâğıt para.

Çok yüzlülük : Çok yüzlü olma durumu.

Eğri yüzlü : Asık suratlı.

Eğri yüzlülük : Eğri yüzlü olma durumu.

Güler yüzlülük : Güler yüzlü olma durumu.

Yumuşak yüzlülük : Yumuşak yüzlü olma durumu.

Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

Herhangi : Belli olmayan, özellikleri iyice bilinmeyen, rastgele.

Bir : Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Tek. Eş, aynı, bir boyda. Beraber. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece.

Yüz : Utanma. Birinin görülegelen veya umulan hoşgörürlüğüne güvenilerek gösterilen cüret. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş. Nedeniyle, sebebiyle. Kesici araçlarda ağız. Bu sayıyı gösteren 100 ve C rakamlarının adı. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılmış olan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf. Bir yapının dışa bakan düşey yüzeylerinin her biri. Yüzey. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat. On kere on, doksan dokuzdan bir artık. Yan, taraf. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.

 

Yüzlü göstermek : Muhterem, makbul göstermek.

Yüzlü olanak : Onlu sınıflama yönteminde yerin kitaplara az gelmesi durumunda, örneğin 1-9 yerine 11-99'a baş vurma

Yüzlükler : (matematik)

Yüzlü ile ilgili Cümleler

  • Hepimiz mahzun yüzlüyüz.
  • Jerry'nin iki yüzlü olduğunu düşünüyorum.
  • Sen iki yüzlüsün ve bu problem.
  • Ben iki yüzlü toplumlardan nefret ediyorum.
  • Ali iki yüzlü davranıyor.
  • Şu adam iki yüzlü.
  • Okuma yazma ve konuşma bilseniz de iki yüzlü olmazsanız sevinirim, kardeş.

Diğer dillerde Yüzlü anlamı nedir?

İngilizce'de Yüzlü ne demek? : adj. faced

n. cast of features, countenance, dial, face, front, frontispiece, kisser, mien, obverse, phiz, physiognomy, puss, snoot, visage

n. hundred