Sekiz yüzlü nedir, Sekiz yüzlü ne demek

Sekiz yüzlü; bir geometri terimidir.

  • Sekiz düzlem parçasıyla çevrelenmiş cisim

Kimya'daki anlamı:

sekiz yüzü bulunan kristal geometrisi.

İngilizce'de Sekiz yüzlü ne demek? Sekiz yüzlü ingilizcesi nedir?:

octahedral

Sekiz yüzlü hakkında bilgiler

Geometride, sekiz yüzlü (oktahedral), sekiz düzlem parçasıyla çevrelenmiş cisimdir. Sekizyüzlüler, üç boyutlu bir görünüme sahiptir. Bütün ayrıtları birbirine eş ve yüzeyleri sekiz eşkenar üçgenden oluşan cisimlere ise düzgün sekiz yüzlü denir.

Sekiz yüzlü kısaca anlamı, tanımı:

Sekiz : Bu sayıyı gösteren 8 ve VIII rakamlarının adı. Yediden sonra gelen sayının adı. Yediden bir artık.

Düzlem : Ortam. Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan, düz, yassı. Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey, müstevi.

Parça : Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Güzel, alımlı kız veya kadın. Nesne. Tane. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Müzik eseri.

Çevre : Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Yağlık. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

 

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Seki : Akarsuların iki yakasındaki yamaçlarda, bazı deniz ve göl kıyılarında görülen basamak biçiminde yeryüzü şekli, teras. Toprak üstündeki yükseklik, doğal set, taraça. Sekil. Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılmış olan set. Oturulacak sedir biçiminde taş veya set.

Yüzlü : Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse). Yüzü herhangi bir nitelikte olan.

Geometri : Nokta, çizgi, açı, yüzey ve cisimlerin birbirleriyle ilişkilerini, ölçümlerini, özelliklerini inceleyen matematik dalı, hendese. Bu konu ile ilgili olan kitap veya ders.

Boyutlu : Boyutu olan.

Görünüm : Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Eşkenar : Kenarları eşit olan.

Üçgen : Bu biçimde olan. Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles.