Seki nedir, Seki ne demek
- Oturmak için evlerin önüne taş ve çamurdan yapılmış olan set.
- Toprak üstündeki yükseklik, doğal set, taraça.
- Sekil.
- Akarsuların iki yakasındaki yamaçlarda, bazı deniz ve göl kıyılarında görülen basamak biçiminde yeryüzü şekli, teras

- Oturulacak sedir biçiminde taş veya set.
Yerel Türkçe anlamı:
Bir şey koymak için ocak üstüne ya da duvarlara yapılmış olan çıkıntı : Lambayı sekiye koy.
Bağ evlerinin önünde yazın oturulan ortası düz, çevresi çiçekli yer.
Toprak parçası.
Yüksek, tümsek yer.
Sedir, kerevet.
Kaldırım.
Eski tip evlerde oda tabanından biraz yükseltilerek oluşturulan oturma yeri
Hayvanların ayağındaki ak leke
Basamak.
Pencere.
Eşik, ayakkabı çıkarılan yer
At, eşek ve sığırların ayaklarındaki ak leke.
Yüksekçe yer; ahır ve mutfaklarda yapılmış olan yüksekçe oturma yeri, oda genişliğinde balkon. || ahır sekisi: hayvanlara bakan hizmetkâr ve benzerinin yatıp kalkması için ahırda yapılmış 'seki' || sultan sekisi: Abdurrahman Gazi türbesi civarında bir dağ düzlüğüne verilen ad
1.Sedir, kerevet. 2.Tahta karyola, divan. 3.Ahır ya da ağıllarda çobanın yatması için yapılmış olan yüksekçe yer.
Toprak alanlarda doğal setler, basamak biçiminde düzlükler.
Toprak üstündeki yükseklik, doğal set. 2.Ormanlık, kayalık ya da dağ başındaki düzlük. 3.Tarla ve bahçelerdeki basamak biçiminde düzlükler. 4.Yer, arsa, tarla 5.Meyilli, su tutmayan yer.
Eşik.
1.Evlerin önüne yazın oturmak için taş ve çamurdan yapılan, yarım metre yüksekliğinde set. 2.Avluda yazın oturulan, mutfak olarak da kullanılan tek oda. 3.Balkon, çıkma. 4.Ahır damı. 5.Koridor, sofa. 6.Merdiven, merdiven basamağı. 7.bk.sekialtı.
Sedir
Bağ duvarı.
Alçak ayaklı, arkalıksız iskemle 2.Tahta sıra.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Akarsu koyaklarının iki yamacı üzerinde, göl ve deniz kıyılarında görülen, kimi kez birbiri üzerine belli aralıklarla sıralanmış az eğimli asılı düzlükler.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
Odalarda oturmak için yapılmış yüksekçe set.
Ağaç direklerin toprağa gömülmemesi için alt başlarına konulan taş, direk altlığı. a. bk. sütun altlığı.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Atlarda bacaklarda genellikle beyazlıklar şeklinde görülen nişaneler.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Karyola. (-Kars)
Tahta sedir. (Kırçiçeği *Susuz -Kars; Meyvebükü, Kamanlar, Akçakese *Güdül -Ankara)
Diğer sözlük anlamları:
Yerden biraz yüksek sedir, peyke şeklinde oturacak yer.
[Bakınız: sekil]
Bilimsel terim anlamı:
Kapalı ya da açık oyun alanlarının çevresinde seyircilerin oturup karşılaşmaları izleyebilmeleri için yapılmış olan basamak basamak yer. bk. açık seki, kapalı seki.
İngilizce'de Seki ne demek? Seki ingilizcesi nedir?:
tribüne, terrace, rostrum, platform, parallel, horse leg markings
Osmanlıca Seki ne demek? Seki Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
taraça, set, seki
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Antalya kenti, Demirtaş nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum şehrinde, İskilip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı şehrinde, Eldivan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muş şehri, Varto ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Batman şehri, Gercüş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çorum ilinde, Osmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir kenti, Mihalıççık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Denizli şehri, Kızılcabölük bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla ili, Seki nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Aydın kenti, Bozdoğan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Diyarbakır ilinde, Bismil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İzmir şehri, Ödemiş ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Seki anlamı, tanımı:
Çökerti sekisi : İçinde erimiş maddelerin bulunduğu sularda çökertilerin oluşturduğu basamak.
Sekileme : Sekilemek işi, teraslama.
Sekilemek : Bir yamacı ağaçlandırmak için sekiler (I) yapmak, teraslamak.
Sekilenmek : Seki durumuna getirilmek, teraslanmak.
Sekili : Sekisi olan.
Sekiş : Sekme işi.
Sekitme : Sekitme işi.
Sekitmek : Sektirmek.
Sekiz : Yediden sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 8 ve VIII rakamlarının adı. Yediden bir artık.
Sekiz yüzlü : Sekiz düzlem parçasıyla çevrelenmiş cisim.
Sekizçifte : Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde sekizer küreği olan tekne.
Sekizer : Sekiz sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine sekiz, her defasında sekizi bir arada olan.
Sekizgen : Sekiz kenarlı çokgen. Bu biçimde olan.
Sekizinci : Sekiz sayısının sıra sıfatı, sırada yedinciden sonra gelen.
Sekizli : İskambil, domino vb. oyunlarda sekiz işaretini taşıyan kâğıt veya pul. Sekiz bölümden oluşan, müsemmen. Kendinde sekiz sayısı bulunan. Türk müziğinde birbirini takip eden sekiz sesten oluşan ve tam bir makam meydana getiren dizi.
Sekizlik : Birlik notanın sekizde biri. Sekizi bir arada, sekiz tane alabilen.
Sekiztek : Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde dörder küreği olan tekne.
Adı çıkmış dokuza inmez sekize : "birinin bir kere adı çıktıktan sonra onun hakkındaki yaygın inanç artık kolay kolay düzelemez" anlamında kullanılan bir söz.
Hafta sekiz gün dokuz : "tedirgin edercesine sık sık" anlamında kullanılan bir söz.
Oturmak : Biriyle beraber yaşamak. Bu biçimde yerleştiği yerde kalmak. Sıvı tortuları dibe çökmek, dipte toplanmak. Yer almak, geçmek. Bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak. Hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak. Toprak veya yapı çökmek, aşağı inmek. Benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek. Bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek. Belli bir yörüngede dönmeye başlamak. Herhangi bir durumda belli bir süre kalmak. Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek. Uygun gelmek, ölçüleri tam olmak.
Çamur : Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç. Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse).
Sedir : Kozaklılardan, çiçekleri sarı veya açık yeşil renkli, boyu 40 metre kadar olabilen ve kerestesi yapı işlerinde kullanılan bir orman ağacı, dağ servisi (Cedrus). Arkalıksız, üstü minderli ve yastıklı olabilen, oturmaya veya yatmaya yarayan ev eşyası, divan.
Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi.
Toprak : Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Arazi, tarla. Ülke. Kara.
Üstün : Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.
Yükseklik : Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı. Yükselti.
Sekil : Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Biçim. Anlatım biçimi. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Biçim.
Seki diski : Yaklaşık 20 cm çapında, ikisi beyaz diğer ikisi siyah olmak üzere dört çeyrek daireye bölünmüş olan, tam merkezinden bağlı bir ip yardımıyla suya indirilen ve sularda ışık geçirme derinliğini belirlemede kullanılan bir alet.
Seki eseri : Atlarda bacaklarda koranada ufak leke şeklinde beyazlığın bulunması.
Seki nişanesi : Atlarda bacaklardaki beyazlığın ince bir şerit şeklinde koronayı sarması.
Seki seklem : Bağ, bahçe.
Sekialtı : Eşik, ayakkabı çıkarılan yer : Sekialtında durma içeri gel. Koridor.
Sekibağı : Çorum şehrinde, Osmancık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Sekiduvar : Eski Roma basamaklı tiyatrolarında ortadaki alan bölümünü basamaklı oturma yerlerinden ayıran alçak duvar.
Sekiharman : Sakarya şehri, Geyve ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Sekikaşı : Yozgat ilinde, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Sekikışla : Tokat ili, İğdir bucağına bağlı bir yer.
Seki ile ilgili Cümleler
- Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.
- Sekiz Ağustosta Ulusa seslendi.
- O, sabah sekizde kalktı.
- Sekiz ay sonra hazır olacağım.
- Üç kere altı on sekizdir.
- Üç kere altı on sekize eşittir.
- Onu piyano çalarken dinlesen onun asla sekiz yaşındaki bir çocuk olduğunu düşünmezsin.
- Meryem ve Mustafa sekizinci sınıftan beri birbirlerine aşık.
- O sekiz trenini yakalamak için acele ediyor.
- Sekiz artı iki on eder.
- Sekiz buçuğa kadar uyuyacağım.
- Sekiz ay geçtikten ve onun kırık kalbi iyileştikten sonra, George sonunda tekrar kızlarla flört etmeye başladı.
- Biz o zaman on sekiz yaşındaydık.
- Sekiz aydır ayığım.
Diğer dillerde Seki anlamı nedir?
İngilizce'de Seki ne demek? : [Seki] n. terrace
Fransızca'da Seki : estrade [la], terrasse [la]
Almanca'da Seki : n. Terrasse
Rusça'da Seki : n. возвышение (N), плато (N)

Bu kısımda Seki nedir? Seki ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Seki tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Seki hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.