Berm türkçesi Berm nedir

  • Dar resif.
  • Kanal kıyısı.
  • Kanal kenarı.
  • Sedde.
  • Dar basamak.
  • Palye.
  • Dar çıkıntı.
  • Bir duvarın temelinde bulunan yer tümseği.
  • Yol kenarı veya kıyısı.
  • Banket.
  • Seki.

Berm ile ilgili cümleler

English: Bermuda triangle is a mysterious place.
Turkish: Bermuda üçgeni gizemli bir yerdir.

English: Ali is a blabbermouth.
Turkish: Ali bir boşboğaz.

English: In the Bermuda Triangle there is a parallel universe.
Turkish: Bermuda Şeytan Üçgeninde bir paralel evren var.

Berm ingilizcede ne demek, Berm nerede nasıl kullanılır?

Berme : Banket. Yol kenarı veya kıyısı. Kanal kenarı. Dar resif. Kanal kıyısı. Bir duvarın temelinde bulunan yer tümseği. Dar çıkıntı.

Berms : Sedde. Banket. Dar basamak. Palye. Seki.

Bermuda : Atlantik okyanusu'nda carolina sahili yakınlarında bir adalar grubu. Dizaltı şort.

Bermuda chub : Bermuda kefali.

Bermuda dollar : Bermuda doları.

Blabbermouth : Çok konuşan. Dedikoducu. Konuşkan. Boşboğaz. Geveze.

Bermuda shorts : Bermuda şort. Uzun şort. Bermuda.

Bermuda islands : Bermuda adaları. Atlantik okyanusu'nda carolina sahili yakınlarında bir adalar grubu.

Bermuda triangle : Bermuda üçgeni. Atlantik okyanusu'nda bermuda ve florida ile porto riko arasında yer alan ve içinde pek çok gemi ve uçağın kaybolduğu ve herhangi bir kalıntılarına rastlanmadığı üçgen alan. Bermuda şeytan üçgeni.

 

Baggy bermudas : Bol şort. Gevşek bermuda. Sarkık bermuda. Sarkık şort.

İngilizce Berm Türkçe anlamı, Berm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Berm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rostrum : Gagamsı çıkıntı. sestodların skoleksinde bulunan ve ileri geri hareket edebilen çengelli veya çengelsiz yapı, rostellum. Gaga şeklinde çıkıntı. Kürsü. Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü. Hitabet kürsüsü. Kuşların gagası. 2.bazı balıklarda bulunan kemiksi uzantı. 3.örümceklerin üst dudağı. afidlerin farklılaşmış alt dudağı. alt midye kabuğunun ortası. 6.corpus callosum'un uzamış ve geriye kıvrılmış anteriyör ucu. amphioxus'un ön ucu. Sahne üzerinde değişik düzey elde etmek için çeşitli yükseklikte yapılan düzey. Biyoloji, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir filmin yazılarının alıcıyla saptanmasında kullanılan özel yapıdaki masa.

Ledge : Kaya tabakası. Rafa benzer düz çıkıntı. Düz çıkıntı. Güverte altlarında kemerelere ek kiriş. Korniş. Tepsi kenarı. Raf gibi düz çıkıntı. Resif. Döküntü. Çıkıntılı kaya tabakası.

Seawalls : Deniz seddi. Tahkimat duvarı. Set. Deniz duvarı. Dalgakıran. Deniz kenarına yapılan set.

Platform : Düzlük. Tasarı. Sahanlık. Rampa. Düzlem. Parti programı. Taraça. Bilgisayar, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Plato. Yüksek yarışlık.

 

Terrace : Tribün (ingiliz ingilizcesi). Yüksek düzlük. Teraslamak. Set çekmek. Balkon (amerikan ingilizcesi). Sıraevlerin bulunduğu sokak. Tribün basamağı. Akarsu koyaklarının iki yamacı üzerinde, göl ve deniz kıyılarında görülen, kimi kez birbiri üzerine belli aralıklarla sıralanmış az eğimli asılı düzlükler. Set.

Hard shoulder : Güvenlik şeridi. Otoyol kenarlarındaki acil durak yerleri.

Route : Göndermek. Rota. Belli bir kanaldan yollamak. Belirli bir yolla göndermek. Herzamanki yol. Hat. Her zamanki yol. Sevk etmek. Tarik. Nakletmek.

Impoundments : Hapsedilme. Kapatılma. Kuşatma. Tutulmuş su (baraj vb ile). Kapatma. Hapsetme. Haczetme. Müsadere. Zaptetme.

Berm synonyms : berms, berme, terraces, levee, road, seawall, banquet, parallel, shelf, banquette, banqueted, banquets, shoulder, banquettes, horse leg markings, impoundment, edge.

Berm ingilizce tanımı, definition of Berm

Berm kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A narrow shelf or path between the bottom of a parapet and the ditch.