Ledge türkçesi Ledge nedir

  • Çıkıntılı kaya tabakası.
  • Resif.
  • Döküntü.
  • Raf gibi düz çıkıntı.
  • Yatay kuşak.
  • Güverte altlarında kemerelere ek kiriş.
  • Çıkıntı.
  • Düz çıkıntı.
  • Tepsi kenarı.
  • Rafa benzer düz çıkıntı.
  • Kaya tabakası.
  • Pencere pervazı.
  • Korniş.

Ledge ile ilgili cümleler

English: A little knowledge can be a dangerous thing.
Turkish: Biraz bilgi tehlikeli bir şey olabilir.

English: A little knowledge of Spanish will go a long way toward making your trip to Mexico enjoyable.
Turkish: Birazcık İspanyolca bilgi Meksika yolculuğunu keyifli yapmaya doğru uzun bir yol gidecektir.

English: A baby has no knowledge of good and evil.
Turkish: Bir bebeğin iyi ve kötü hakkında bilgisi yoktur.

English: Ali acknowledged having made a mistake.
Turkish: Ali bir hata yaptığını kabul etti.

English: A perfect knowledge of a few writers and a few subjects is more valuable than a superficial one of a great many.
Turkish: Birkaç yazar ve birkaç konuyla ilgili mükemmel bir bilgi birçoklarıyla ilgili yüzeysel olan birinden çok daha değerlidir.

Ledge ingilizcede ne demek, Ledge nerede nasıl kullanılır?

Ledge sill : Dayanmalık.

Window ledge : Denizlik. Pencere denizliği. Pencere pervazı veya eşiği. Pencere kenarı. Pencere eşiği.

Ledgeless : Çıkıntısız. Pervazsız. Çıkıntısı olmayan. Düz çıkıntısı veya çıkıntıları olmayan.

 

Ledger : Mezarın kapak taşı. Kalıp yatay öğesi. Ana defter. Defteri kebir. Büyük defter. İleride olma. Ana hesap defteri. Kütük. Kuşak. Travers.

Ledger blade : (kırpma makası) sabit bıçak. Sabit bıçak.

Stock ledger : Pay defteri. Hisse senedi defteri.

Allotment ledger : Tahsisat yardımcı defteri. Tahsisat ana hesap defteri. Tahsisat defteri kebiri. Ödenek yazılığı. Her çeşit ödenegin niceliğini ve yerlerini ayrıntılarıyle gösteren yazılık.

Factory ledger : İmalat defteri. Fabrika büyük defteri. Bir işletmede işletme giderlerinin yazıldığı yardımcı yazılık. İşletme giderleri yazılığı. Üretim defteri.

Ledger journal : Defteri kebirli günlük defter. Yevmiyeli defteri kebir. Günlük ve büyük yazılıklar yöntemini kapsayan ve sonuçlarını bir arada veren iki ayrıntılı yazılık. Günlük büyük yazılık. Defterikebirli yevmiye.

Ledger board : Küpeşte. Yatay kuşak. Parmaklık küpeştesi.

İngilizce Ledge Türkçe anlamı, Ledge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ledge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Window frame : Çerçeve. Pencere köşesi. Pencere çerçevesi. Cam çerçevesi. Kasa. Pencere kasası. Telaro. Söve. Pencere kenarlığı.

Eminentia : Eminensiya. Kabartı. Tümör. Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe.

Corniche : Fransız riviera'sında. Nice'le menton arasındaki yarlardan geçen birbirine paralel üç yol. Kayalık veya dağ tarafında bulunan sahil yolu. Bir yarın açık yüzüne yapılmış yol.

Agger : Duvar, siper, set. Suyun yükselip geri çekildiği ve tekrar yükseldiği yüksek gelgit türü. Suyun geri çekildiği yükseldiği ve tekrar geri çekildiği alçak gelgit türü. Eski roma'da yığın veya kale duvarı. Agger.

 

Down at heel : Hırpani. Köhne. Kılıksız. Harap görünüşlü. Perişan kılıklı. Perişan görünüşlü. Parasızlık yüzünden eski püskü giyecekler giyinmiş. (britanya ingilizcesi) parasızlık yüzünden kötü giyinmiş. Bakımsız.

Curtain rod : Perde çubuğu. Perde rayı.

Molding : Döküm. Zıh. Kalıp yapma. Pervaz. Silme. Kalıpta yapılmış şey. Kalıplama. Tiriz. Süsleme.

Detritus : Aşınma döküntüsü. Seri. Parçalanık döküntü. Kum ve taş parçası. Taş döküntüsü. Hayvan ve bitkilerin bozunması ile oluşan organik enkaz. Kırıntı malzemeler. Aşıntı. Dış etkilerle ufalanmış, parçalanmış, moloz durumundaki kayaç ve canlı kalıntıları.

Bulges : Şiş yapmak. Esnemek. Bel vermek. Tümsek. Pırtlamak. Geçici artış. Pörtlemek. Çıkıntı yapmak. Şişmek.

Bossage : Bosaj. Kabarıntılı işleme.

Ledge synonyms : curnice pole, atolls, comber waste, cornice, fallout, stringcourse, bulge, bump, duff, reef, reefs, mouldings, buckle, dilapidated, window sash, castoffs, rock bottom, debris, dreg, down at the heels, moulding, eruption, end piece, bezel, coigns, down at the heel, tongue of land, ledger board, dregs of society, atoll, ridge, cornices, shelf.

Ledge ingilizce tanımı, definition of Ledge

Ledge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, that which resembles such a shelf in form or use, as a projecting ridge or part, or a molding or edge in joinery. A shelf on which articles may be laid.