Window frame türkçesi Window frame nedir

Window frame ile ilgili cümleler

English: They painted the window frames yellow.
Turkish: Onlar pencere çerçevelerini sarıya boyadı.

Window frame ingilizcede ne demek, Window frame nerede nasıl kullanılır?

Window : Cam. Gösteriş. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Pencere menüsü. Pencere. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Camekan. Vitrin. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik.

Frame : Saydam resim çerçevesi. Gövde. Uydurmak. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. Tesis etmek. Kurmak. Uydurma kanıtlarla suçsuz birini suçlu göstermek ya da mahkum ettirmek. İskelet. İş çevirmek. Vücut biçimi.

Window framework : Pencere iskeleti.

Chart sizes with window frame : Grafiği pencere sınırıyla boyutlandır.

Window and help : Pencere ve yardım.

Window arranging : Pencere düzenleme.

İngilizce Window frame Türkçe anlamı, Window frame eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Window frame ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bodyworks : Beden ve ruh sağlığını korumak ve iyileştirmek amacıyla yapılan fizik tedavi veya egzersiz gibi yöntemler. Kaportacılık. Üst yapı. Kaporta. Karoser.

Body : Kuruluş. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Birlik. Zümre. Kitle. Hacim. Ceset. Heyet. Yoğunluk. Cüsse.

Framework : Yapı. Taslak. Sistem. Esas yapı. Kadro. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. İskelet (binaya ait). Kafes. Çatı.

Framing : İskelet (binaya ait). İskelet. Filmi gösterici, bakımlık, kurgu aygıtı ya da film yayın aygıtında resmin pencereye tam olarak çakışmasını sağlayacak biçimde geçmek. Çerçeveler sistemi. Karkas. Sinemacı ya da televizyoncunun, elindeki malzemeyi görüntü çerçevesinin ikiboyutlu alanı içerisine en uygun, en elverişli biçimde yerleştirmesi işi. Çatı. Kafes. Çerçeve düzeltme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Doorjamb : Kapı kasası dikmesi. Bir kapının girişinde bulunan ve antre oluşturan dikey parça. Kapı dikmesi.

Door frame : Kapı pervazı. Söve taşı. Kapı kasası. Dikdörtgen şeklindeki kapı çerçevesi. Kapı çerçevesi parçası. Kapı çerçevesi.

Jamb : Makas dikmesi. Kapı ya da pencere pervazı. Port ağzı yan duvarı. Pervaz. Kapı veya pencerenin dik yanı veya kenar pervazı. Ayak. Kenar. Fırın kenar duvarı.

Caboose : Mutfak (gemi veya tren). Kalça. Küçük kamara. Gemi mutfağı. Personel vagonu. Trende personel vagonu. Yük treninde bekçi vagonu. Marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon. Tren personel vagonu.

 

Limits : Sınırlar. Limitler. Hudut hatları. Hudut.

Window frame synonyms : sash frame, window corner, cabs, ledge, frame, jambs, stiles, frames, window border, binding, window sash, window case, doorpost, cash point, cash desk, ledges, bodywork, casement, doorposts, margin, ambit, casing, chassis, sashes, architrave, cashbox, bkt, casements, cases, stile, sash, doorjambs, cabooses.