Framework türkçesi Framework nedir

  • Çerçeve.
  • Sistem.
  • Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram.
  • İskelet.
  • Kafes.
  • Kadro.
  • Taslak.
  • Esas yapı.
  • Çatı.
  • İskelet (binaya ait).
  • Karkas.
  • Yapı.

Framework ingilizcede ne demek, Framework nerede nasıl kullanılır?

Framework agreement : İşveren ve işçi sendikaları arasında iş sözleşmesi. Çerçeve anlaşması. Genel pazarlık veya anlaşma.

Research framework programme : Araştırma çerçeve programı.

Information warehouse framework : Bilgi ambarı çerçevesi.

Open media framework : Açık ortam çerçevesi.

Software framework : Yazılım çerçevesi.

Frame by frame projection : Göstericideki filmi, görüntülüğe her seferinde bir resim yansıtacak biçimde geçirerek aygıtı saydam resim göstericisi gibi kullanma. Tek resimli gösterim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Frameworks : İskelet. Yapı. Kadro. Çatı. Sistem.

Frame antenna : Çerçeve anten.

Frame agreement : Çerçeve anlaşması. Çerçeve antlaşma.

Frame alignment pattern : Çerçeve hizalama örüntüsü. Çerçeve hizalama şablonu. Çerçeve hızalama örüntüsü.

İngilizce Framework Türkçe anlamı, Framework eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Framework ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Carcasses : Leş. Kadavra. Ölü. Gövde. Enkaz. Ceset. Kalıntı (argo terim).

Strength : Derman. Dayanım. Şiddet. Etkinlik. Etkililik. Işık magnetik alan, akım gibi etkileyici niceliklerin birim zamandaki çokluklarını belirten ölçek. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Dayanç. Güç. Kuvvet.

Regime : Hükümet şekli. Akım düzeni. Nizam. Düzenleme içimi. Diyet. Akarsu akımının yıl boyunca gösterdiği iniş çıkışlar. Usul. Yönetim şekli.

Coop : Hapishane. Kafeslemek. Kooperatif. Tıkmak. Kodes. Kümes. Kümese sokmak. Kapamak.

Graticule : Parsel. Ağ. Enlem boylam şebekesi. Şebeke. Jeografik şebeke. Coğrafi şebeke. Enlem-boylam şebekesi.

Coops : Hapishane. Kümese sokmak. Tıkmak. Kooperatif. Kafeslemek. Kapamak. Kodes. Kümes.

Margin : Sınır. Kenar. Kar miktarı. Marj. Bir çizelgede toplam değerleri gösteren sıra ya da dikeç. Tolerans. Hudut. Ayrım.

Mean sun : Düzgün bir zaman ölçüsünün sağlanması için düşünülen sanal bir güneş, öyle ki bu güneş görünen yıllık devinmede hep gök eşleği üzerinde dolanır. devinim açısal hızı değişmez yıllık dolanımını gerçel güneş'le bitirir. Ortalama güneş.

Being : Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Varlık. Vücut. Oluş. Tanrı. Varoluş. Mevcudiyet. Yaşam.

Payroll : Maaş çizelgesi. Maaşların toplamı. Vergin bordrosu. Bordro. Nakit olarak ödeme yapılan çalışanlara ücretlerini ödemek için gerekli olan nakit tutarı. Maaş veya ücret bordrosu. Ücret bordrosu. Ücretlerin toplamı. Maaş bordrosu.

 

Framework synonyms : m theory, ptolemaic system, string theory, copernican system, cage, architecture, bloodings, bdg, machinery, roster, frame, cooping, casings, regulation, casements, roof, anatomies, drawing, anatomy, model, cadres, build, blueprints, computer simulation, roll, architrave, grillage, rooftop, building, fabrics, draft plan, structure, bloods.

Framework ingilizce tanımı, definition of Framework

Framework kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the framework of society. The work of framing, or the completed work. The frame or constructional part of anything.