Strength türkçesi Strength nedir

  • Derman.
  • Dinçlik.
  • Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı.
  • Kuvvet.
  • Işık magnetik alan, akım gibi etkileyici niceliklerin birim zamandaki çokluklarını belirten ölçek.
  • Etkinlik.
  • Yeğinlik.
  • Güç.
  • Dayanç.
  • Etkililik.
  • Önem.
  • Güçlülük.
  • Şiddet.
  • Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi.
  • Sağlamlık.
  • Kadro.
  • Askeri güç.
  • Dayanma gücü.
  • Sertlik.
  • Direnç.
  • Dayanım.
  • Derece.
  • Fizik, uzay, kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Gereçlerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak, biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği.
  • Dayanıklılık.

Strength ile ilgili cümleler

English: Ali might not have the strength to get out of bed.
Turkish: Ali yataktan kalkacak güce sahip olmayabilir.

English: Ali seems to be getting his strength back.
Turkish: Ali gücünü geri alıyor gibi görünüyor.

English: Believe more in your strength than in your luck.
Turkish: Şansından daha çok gücüne inan.

English: After Ali ate a little food, his strength returned.
Turkish: Ali biraz yemek yedikten sonra, onun gücü döndü.

English: Food gives life, life gives strength and strength gives great feats.
Turkish: Yiyecek hayat verir, hayat güç verir ve güç büyük başarılar verir.

 

Strength ingilizcede ne demek, Strength nerede nasıl kullanılır?

Strength measurement sign : Güç saptama simgesi. Dansçının gücünü belirten simge.

Strength of character : Karakter gücü.

Strength of compression : Tazyik mukavemeti. Sıkışma dayancı.

Strength of current : Akım gücü. Akım şiddeti. Akım yeğinliği.

Strength of materials : Malzemenin dayanıklılığı. Gereçlerin dayancı. Cisimlerin mukavemeti. Malzemelerin mukavemeti. Malzeme dayanımı. Mukavemet bilimi. Materyallerin gücü. Gereçlerin dayanımı.

Relative strength index : Göreli güç endeksi. Göreli güç dizini. Relatif güç indeksi. Hisse senedinin veya dizininin incelenen zaman aralığı içerisindeki kapanış değerlerinin bir önceki güne göre değişiminden hareketle göreli kazanç ve kayıplarını ölçen, yorumlanması kolay olması nedeniyle de oldukça sık kullanılan ve j. welles wilder tarafından geliştirilen teknik çözümleme göstergesi.

Strength of the current : Akım yeğinliği. Bir çevrim boyunca birim zamanda akan yüklerin ampere olarak tutarı.

Adhesive strength : Yapışma dayancı.

A tower of strength : Sırt dayanabilir ve daha fazla destek ve konfor sağlamak için güvenilebilir kimse. En büyük destekçi. Güç abidesi. Güç kulesi.

Strength of mind : Akıl.

İngilizce Strength Türkçe anlamı, Strength eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strength ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Durabilities : Devamlılık. Devam. Dayanırlık. Mukavemet. Süreklilik.

Ardous : Zorluklarla dolu. Güçlüklerle dolu. Zor. Çetin. Çaba gerektiren. Zorlu.

 

Formidableness : Heybetlilik. Tüyler ürpertici olma vasfı. Ürkütücülük. Korkunçluk. Ürkmüş veya gözü korkmuş olma durumu. Dişlilik. Güç veya kuvvetin büyüklüğü.

Resistance : Bir nesnenin, elektrik akımına karşı durma özelliği; bu özelik, çevrimindeki akım yeğinliğinin azalması ile kendini belli eder. Bir nesne içinden, birim nicelikte kıvıl akımın geçebilmesi için gerekli kıvıl gerilim olarak ölçülen özellik: (r = v / l). Patojen mikroorganizma veya suşunun, kemoterapötik ilacın kullanıldığı doz aralığında serumda meydana getirdiği konsantrasyon düzeyinde, ilaç tarafından etkilenmemesi durumu. Bir derinliğine görüşmede ya da oturum kümelerinde bireyin çeşitli nedenlerle gereken bilgileri vermeyerek kendini açıklamaktan kaçınması. Fizik, kimya, gitar, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tahammül. Direniş.

Patience : Labada. Hasta. Sabır. Tahammül. Tek kişilik iskambil oyunu. Çıdam. Sebat. Dayanma.

Rank : Aşama. Rütbe. Gruptan biri sayılmak. Saf. Bir sıra düzeni oluşturan aşamalardan her biri. Sıra olmak. Sıralama. Sıraca. Yer almak.

Consideration : Düşünce. Ödeme. Göz önünde tutma. Bedel. Bilimsel düşünce. Etmen. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. Bir konu, kavram ya da işlemi tartışarak gözden geçirme. Tefekkür. Göz önüne alma.

Endurability : (telekomünikasyon) bir sistemin (veya bir altsistemin) veya prosedürün veya ekipmanın uzun bir zaman periyodu süresince (genellikle aylarca, ciddi bir doğal veya insan eliyle yapılan müdahaleye rağmen {nükleer saldırı, veya dışardan ikmal ve bakım desteğinin kesilmesi gibi}) belirlenmiş performans değerleri içerisinde faaliyetine devam edebilmesini sağlayan sahip olduğu özellikleri. Dayanılabilirlik.

Abidingness : Sabır sebat. Ebedilik.

Electrical resistance : Elektrik direnci. İçinden elektrik akımı geçen bir iletkenin, bu akıma karşı koyması durumu. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir iletkenin akım geçişine karşı koyması; direnç tutan, iletkenin uçları arasında uygulaman gerilimin volt tutarının, akım yeğinliğinin ampere tutarına oranıdır.

Strength synonyms : good part, stalwartness, military strength, indomitability, military posture, vitality, staying powers, firmness, weak, brawniness, personnel, soundness, patiences, acrimonies, cadre, robustness, resistances, drags, rostering, might, bitterness, roll, consequence, capacitances, operations, capableness, vigorousness, framework, power, concernment, vigour, everlastingness, sea power.

Strength zıt anlamlı kelimeler, Strength kelime anlamı

Rugged : Pürüzlü. Yontulmamış. Fırtınalı. Yalçın. Zorlu. Bakımsız. İnişli çıkışlı. Bet (ses). Sağlam. Engebeli.

Unsoundness : Hasta olma. Güvenilmezlik. Geçersizlik. Çürüklük. Sıhhatsizlik. Bozukluk. Sakatlık. Sağlıksızlık.

Weakness : Kuvvetsizlik. Halsizlik. Zayıf taraf. Güçsüzlük. Cansızlık. Dayanıksızlık. Hasta oluş. Sönüklük. Zaaf. Zayıflık.

Strength antonyms : weak part, vulnerability, weak, delicate, strong, incapableness, incapability.

Strength ingilizce tanımı, definition of Strength

Strength kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capacity for exertion or endurance, whether physical, intellectual, or moral. Ability to do or to bear. Power. Vigor. As, strength of body or of the arm. To strengthen. The quality or state of being strong. Force. Strength of mind, of memory, or of judgment.