Pileups türkçesi Pileups nedir
- Zincirleme trafik kazası.
- Zincirleme kaza.
- Çok araçlı çarpışma.
Pileups ingilizcede ne demek, Pileups nerede nasıl kullanılır?
Pileup : Zincirleme kaza. Zincirleme trafik kazası. Çok araçlı çarpışma.
Pileus : Başlık. Kukuleta. Başlıklı. Mantar başlığı. Pile.
Pile driver : Kazık çakıcı. Kazık varyosu. Şahmerdan. Kazık sökücüsü. Kazık tokmağı. Çakma makinesi. Kazık çekicisi.
Pile foundation : Kazık temel. Kazıklı temel.
Pile in : Tıkıştırmak. Doluşturmak. Doluşmak.
Compacting by pile driving : Kazık çakarak sıkıştırma. Kazık çakma suretiyle sıkıştırma.
Atomic pile : Atom pili. Nükleer reaktör. Atom reaktörü.
Coal pile : Kömür yığını.
Concrete pile : Beton kazık. Betonarme kazık.
Pile on : Yığmak. Tepeleme doldurmak. Üst üste koymak. Üşüşmek.
İngilizce Pileups Türkçe anlamı, Pileups eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pileups ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accrete : Yapışmak. Birleşmiş. Ekli. Büyümek. Eklenip büyümek. Eklemek. Birleşmek. Artmak. Katılımlarla büyümek.
Stack up : İstenen ölçülere uygun olmak. Karşılaştırmak. Düzenli yığmak. Yığmak. Yığılmak. Bir araya toplamak. İstenen ölçülerde olmak.
Conglomerate : Kümelemek. Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yığılmak. Köşeli ya da yuvarlak çakılların doğal bir çimento ile birbirine kenetlenmesinden oluşan tortul kayaç. Çakıl kayaç (geol.). Büyük işletme. Holding. Konglomera. Çakıl kayaç. Toplanmak.
Amass : Top olmak. Bir araya gelmek. Bir araya getirmek. Biriktirmek. Toplamak. Yığmak. Biraraya getirmek.
Pull together : Ekip çalışması yapmak. Duygularına hakim olmak. Kolektif çalışmak. Elbirliği ile çalışmak. Uyum içinde çalışmak. Elbirliğiyle çalışmak. Birlik içinde çalışmak.
Gather : Kendini toplamak. Bir araya gelmek. Toplanmak. Devşirmek. Büzmek. Dermek. Toplamak. İrin toplamak. Biriktirmek. Büzmek (dikiş).
Increase : Zam yapmak. Çoğaltmak. Yükselmek. Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Yükseltmek. Artma. Eder artırımı. Artırmak.
Accumulate : Çoğalmak. Toplamak. Biriktirmek. Yığılmak. Birikmek. Yığmak. Toplanmak.
Cumulate : Biriktirmek. Kümülat. Birikmek. Yığımak. Toplamak. Birikme.
Collect : Anlamak. Ödemeli. İstif etmek. Uğrayıp almak. Toparlamak. Tahsil etmek. Dermek. Toplamak. Vergi almak. Toplanmak.
Pileups synonyms : garner, heap up, backlog, pileup, drift.
Pileups zıt anlamlı kelimeler, Pileups kelime anlamı
Decrease : Eksiltmek. Düşmek. Küçültmek. Azalmak. Azaltmak. Azalma. Eksiltme. Düşüş. Küçülmek. Eksilme.
Spread : Ara. Kurmak (sofrayı). Dağıtmak. Meydan almak. Açıklık. Taşınır değerler borsasında piyasa yapıcı tarafından belirlenen alış ve satış fiyatları arasındaki fark. kredi faizlerinde geri ödeme riskine göre belirlenen faiz farkı. Yayılım. Yayılma. Genişleme. Yayılmak.

Bu kısımda Pileups kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pileups ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pileups anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pileups ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.