Piranhas türkçesi Piranhas nedir

  • Pirana balığı.
  • Piranha.
  • Pirana.

Piranhas ile ilgili cümleler

English: There were piranhas in the river.
Turkish: Nehirde piranalar vardı.

English: Ali claimed that he saw a man being eaten alive by piranhas.
Turkish: Ali piranalar tarafından canlı olarak yenilen bir adam gördüğünü iddia etti.

English: Bathers in Argentina were attacked by piranhas.
Turkish: Arjantin'de yüzmeye gidenler piranhalar tarafından saldırıya uğradı.

English: Piranhas are big, voracious fish with sharp teeth.
Turkish: Piranhalar büyük, obur ve keskin dişlidirler.

Piranhas ingilizcede ne demek, Piranhas nerede nasıl kullanılır?

Piranha : Piranha. Piraya. Pirana. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, karaksgiller (characinidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, brezilya'da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür. piranna. Pirana balığı.

Antiperspirant : Terlemeye karşı. Terlemeyi önleyici. Ter kesici ilaç. Ter önleyici. Terletmez. Ter önleyici ilaç. Ter kesici.

Antiperspirants : Terletmez. Ter önleyici ilaç. Ter önleyici. Terlemeye karşı. Terlemeyi önleyici. Ter kesici.

Aspirant : Uman. Bekleyen. Aday. Uman kimse. Talip. İstekli. Arzulu.

Aspirant officer : Subay adayı.

Spirantization : Sızıltılaşma.

Spirant : Sızıcı. Ağız kanalının çeşitli yerlerinde oluşan bir daralma sonunda sürtünerek veya sızarak çıkarılan ünsüz: f, v, y, h, s, z,ş, j, ğ ünsüzleri türkçenin sızıcı ünsüzleridir. Sızıcı ünsüz. Sızıcı şey. Sessiz harf. Nefes sürtünmesi ile çıkan sessiz harf. Ses yolunun daralmasıyla sızar gibi çıkan seslerin taşıdığı nitelik. bk. sızıcı ünsüz. Sızmalı.

 

Piragua : Kütük sandal.

Piraeus : Pire limanı. Pire. Pire kenti (yunanistan).

Aspirants : İstekli. Bekleyen. Talip. Aday. Arzulu. Uman kimse. Uman.

İngilizce Piranhas Türkçe anlamı, Piranhas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piranhas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marauder : Şaki. Çapulcu. Eşkıya. Yağmacı. Haydut.

Vulture : Vultür. Ötleği. Tavşancıl. Açgözlü kimse. Kerkenez. Akbaba.

Predator : Yırtıcı. Avcı hayvan. Yırtıcı hayvan. Genellikle öldürmek ve yemek için diğer hayvanları avlayan hayvan. Kendisi için gerekli besin maddelerini diğer tür canlıları yakalayıp, yiyerek sağlayan canlı, predatör. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren herhangi bir canlı. Predatör. Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren diğer canlı, mikropredatör.

Piranha : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, karaksgiller (characinidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, brezilya'da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür. piranna. Piraya.

Assailant : Saldırgan. Saldıran kimse. Mütecaviz. Eleştirici. Dil uzatan. Hücum eden.

Attacker : Saldıran kişi. Hücum oyuncusu. Saldırgan.

Aggressor : Saldırgan. Saldırgan kişi. Mütecaviz. Tecavüz eden. Saldırgan kimse. Saldırgan ülke. Mütecaviz kişi. Saldıran.

Assaulter : Mütecaviz. Hücum eden. Saldıran. Saldırgan.

Piranhas synonyms : characin fish, pirana, serrasalmus, genus serrasalmus, characin, moss trooper, characid, caribe, caribes.