Piraya nedir, Piraya ne demek

Piraya; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, karaksgiller (Characinidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, Brezilya'da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür. Piranna.

Zooloji'deki anlamı:

(Pygocentrus piraya), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının karaksgiller (Characinidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 30 cm. Brezilya ve Güyanada yaşar. Tehlikelidir. İnsana saldırır ve yer.

Teknik terim anlamı:

Kemikli balıklardan, Pirayaslar ve Disklibalıklar (Serrasalmidae) familyasından, son derece yırtıcı, Brezilya’da yaşayan, insanlara saldıran ve yiyen bir tür, piranna, pirayas, pirana.

Piraya kısaca anlamı, tanımı

Pirayas : Piraya

Kemikli balıklar : Balıklar sınıfından, iskeletleri kıkırdak durumunda kalmayıp kemikleşmiş olan balıklar takımı.

Karaksgiller : Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımının, kemik destekli keseliler (Ostariophysi) alt takımından, dişleri keskin, yırtıcı, Afrika ve Amerika tatlı sularında yaşayan türleri olan bir familya. Kemikli balıklardan, dişleri keskin, yırtıcı, Afrika ve Amerika tatlı sularında yaşayan türleri olan bir familya. (Characinidae), Omurgalı hayvanlardan balıklar (Pisces) sınıfının kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kemikdesteklikeseliler (Ostariophysi) alt-takımına giren bir familyası. Keskin dişleri vardır. Yırtıcıdırlar. Afrika ve tropik Amerikada tatlı sularda yaşarlar. Basızı süs balığıdır. Piraya (Pygocentrus piraya), haymora (Macrodon trahira), neon balığı (Hyphessobrycon innesi) türleri iyi bilinirler.

 

Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.

Tehlikeli : Tehlikesi olan, korkulu, muhataralı.

Teleostei : [Bakınız: kemikli balıklar]. Gerçek kemikli balıklar. [Bakınız: kemikli-balıklar].

Balıklar : Asalak yassı solucanların arakonakçısı olarak adı geçen soğuk kanlı omurgalılar sınıfı. Omurgalı hayvanlardan, deniz ve tatlı sularda yaşayan, yüzgeçleri ile hareket eden kemikli ya da kıkırdaklı olan, soğukkanlı, suda erimiş oksijeni solungaçları ile soluyan, genellikle yüzme keseleri bulunan, ayrı eşeyli, yumurtlayan, çoğunlukla pullu, mekik biçiminde, yüzmeye elverişli vücutları olan, bazı sınıflandırmalara göre üst sınıf, bazılarına göre ise bir sınıf. (Pisces), Omurgalılar (Vertabrata) dalının kıkırdaklı ve kemikli balıkları içine alan ikinci sınıfı. Soğuk kanlıdırlar. Tamamiyle suda yaşarlar ve suda erimiş oksijeni solungaçları araciyle solunurlar. Ayakları yüzgeç biçiminde gelişmiştir. Vücut genel olarak uzunca ve iki uca doğru sivrilmiş durumda olup üzeri pullarla örtülü ya da çıplaktır. Sonda geniş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Genel olarak yüzme keseleri vardır. Ayrı eşeylidirler. Yumurtlarlar. Yumurtalar çok sayıda suya bırakılır ve sonra döllenir (dış döllenme). Birkaç cinsi doğurur. Hareket vücut dalgalanması ya da kuyruk yüzgeci ile sağlanır. Bugün en modern hayvan sınıflandırılmalarında gerçek balıklar tükel-ağızlılar (Teleostomi) adı altında toplanır ve diğer balıklar başka gruplara sokulurlar. Sillur devrinden beri yaşamaktadırlar. Keski-solungaçlılar (Elasmobranchii) ve tükel-ağızlılar (Teleostomi) olmak üzere iki alt-sınıfa ayrılırlar. Samsun şehrinde, Bafra ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Balıklar takımyıldızı, Balıklar burcu.

 

Tehlike : Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum, muhatara. Gerçekleşme ihtimali bulunan fakat istenmeyen sakıncalı durum.

Uzunluk : Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı. Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı. Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği. Süre yönünden uzun olma durumu. İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul.

Piranna : [Bakınız: piraya]. Piraya.

Yırtıcı : Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan). Tiz, yüksek (ses). İş bitiren, mahir. Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse).

Kemikli : Kemiği olan. Çok zayıf, sıska. Kemikleri iyi gelişmiş.

Saldırı : Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Pirana : Genellikle Güney Amerika'da rastlanan, grup hâlinde avlanan ve avını kısa sürede iskeleti kalıncaya kadar yiyen yırtıcı balık.

Brezil : Baklagillerden, bazı ağaçların kırmızı boya çıkarılan odunu.

Serra : Testere. Genişlik, kolaylık.

Diğer dillerde Piraya anlamı nedir?

İngilizce'de Piraya ne demek ? : piranha