Spirant türkçesi Spirant nedir
- Sessiz harf.
- Sızmalı.
- Ses yolunun daralmasıyla sızar gibi çıkan seslerin taşıdığı nitelik. bk. sızıcı ünsüz.
- Nefes sürtünmesi ile çıkan sessiz harf.
- Gramer alanında kullanılır.
- Sızıcı ünsüz.
- Sızıcı.
- Sızıcı şey.
- Ağız kanalının çeşitli yerlerinde oluşan bir daralma sonunda sürtünerek veya sızarak çıkarılan ünsüz: f, v, y, h, s, z,ş, j, ğ ünsüzleri türkçenin sızıcı ünsüzleridir.
Spirant ingilizcede ne demek, Spirant nerede nasıl kullanılır?
Spirantisation : Patlayıcı ünsüzlerin çeşitli nedenlerle sızıcı ünsüzlere dönüşmesi olayı: yoksul> yohsul, takı > dahı > dahi, çıkar- > çıhar-, bu kadar> bu ğadar (z. korkmaz, nevşehir ve yöresi ağızları, s. 87), arka > arha, sağdıç > sağdış (a. ercilasun, kars ili ağızları, s. 113), gece > geje (a. ercilasun. göst. y.) vb. Sızıcılaşma.
Spirantization : Sızıltılaşma.
Spirants : Sızıcı. Nefes sürtünmesi ile çıkan sessiz harf. Sızmalı.
Antiperspirant : Ter önleyici ilaç. Ter kesici. Ter kesici ilaç. Terlemeyi önleyici. Terlemeye karşı. Terletmez. Ter önleyici.
Antiperspirants : Ter önleyici ilaç. Ter önleyici. Ter kesici. Terlemeyi önleyici. Terlemeye karşı. Terletmez.
Spiraea : Çayırmelikesi. Erkeçsakalı. İspirya. Çayır melikesi. Gül familyasından beyaz veya pembe çiçekler veren funda (spirea olarak da yazılır). Şipir. Keçisakalı.
Spiraeas : Çayırmelikesi. Şipir. Keçisakalı. Erkeçsakalı. İspirya.
Aspirant officer : Subay adayı.
Spiral : Sarılarak ya da çevrilerek devinen. Sarmal. Döne döne gitmek. Sarmal yapmak. Kıvrılarak gitmek. Dönerek hareket etmek. Helezon çizerek gitmek. Helezonik. Yay şeklinde. Sarmal hareket.
Spiracle : Hava deliği (balina vb.). Hava deliği. Böceklerde ve kırkayaklarda toraks ve abdomen segmentlerinin yanlarında bulunan, trakea sisteminin dışarı açıldığı, açılıp kapanabilen delik. keski solungaçlılarda (elasmobranchii) hiyomandibular kıkırdağın hemen önünde, solungaç yangı kalıntıları olan küçük yuvarlak açıklık. diğer hayvanlarda solunum ile ilgili açıklıklar. Delik. Spirakulum. Bazı tek hücreli hayvanlarda görülen göz noktası. eklem bacaklı hayvanların trakea sistemlerinin hava ile temas ettiği açıklıklar. kelebeklerin ve diğer bazı böceklerin renkli kanatlarındaki göz şeklindeki leke. 4.çiçekte polenin alındığı pistilin uç kısmı. 5.tunikatlarda solungaç yarığı. fotosentez yapan kamçılılarda kamçının dibine yakın bulunan pigmentli nokta. Solunum deliği. Solungaç yarığı. Stigma.
İngilizce Spirant Türkçe anlamı, Spirant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spirant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Action noun : Kılış adı. Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211).
Ablaut : Ünlü atlaması. Eklerle genişletilen bir kelimedeki ünlülerin, ünlü uyumu kurallarına bağlı olarak kendilerini ilk hecedeki ünlüye göre ayarlayıp ince sıradan kalın, kalın sıradan ince sıraya yahut da düz ünlüden yuvarlak, yuvarlak ünlüden düz ünlüye geçmeleri olayı: karşılaştırılmalıydı, okutturacağımızdan, gelebilecek miydiniz?, önümüzdekilerden, korkusuzluğundan vb. ayrıca bk. ünlü uyumu. Ünlü almaşması. Ses değişimi.
Continuant : Sürekli. Sürekli ünsüz.
Emanative : Yayılıcı. Ortaya çıkmayla ilgili. Akıcı. Emanasyon ile ilgili. Fışkırıcı.
Actif : Etken fiil. Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiildir. bk. etken çatı.
Infiltrative : Nüfuz edici. Her tarafa yayılan. İnfiltratif. Zorla giren. Davetsiz.
Strident : Rahatsız edici (renk veya ses). Gürültülü. Sert (ifade). Rahatsız edici. (ses) keskin. Katı (ifade). Tiz. Gıcırdayan. Ciyak ciyak. Keskin.
Accent intensive : Söz içinde çoğu zaman vurguyu üzerinde taşıyan hecenin daha şiddetli vurgulanmasıyla, bir maksadın, bir duygunun daha iyi belirtilmesini sağlayan vurgu: yazlığa bu hafta mı taşınıyor sunuz? hayır, gele ıcek hafta; bu sevimsiz olaylar karşısında adamcağız ımahvoldu; bu gayretler yapıldı ama sonuç olarak ıhiçbir şey getirmedi; ıamma da yaptınız, dedi, siz hiç hasta görmediniz mi? vb. Pekiştirme vurgusu.
Adjectival construction : Somut, soyut adları ve kavramları çeşitli yönleriyle nitelemek veya belirtmek maksadıyla ve ona bağlı sıfatın tamlama dizilişinde oluşturduğu söz grubu. bu dizilişte sıfat tamlayan, sıfat tarafından nitelenen veya belirtilen ad tamlanan görevindedir: evet, pekala biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni, mesut bir adam olacağım (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: bir yol, s.123). bu kötü günlerinde gülsüme bir ana gibi bakıyordu (r.n. güntekin, kızılcık dalları, s.29). tahir ağa, bugüne kadar üç nesil yetiştirmişti (r. n. güntekin, göst.e., s.29). sonra kızgın, dumanlı bir grup oldu; ezan sesleri arasında kısık, uyuşuk lambalar birer birer yanıp kasabayı kasvetli bir gece sardı (r.h.karay, memleket hikayeleri: şeftali bahçeleri, s.33). ben bu rüyayı on yedi yaşımda iken görmüş ve onu senelerce şehir şehir, sokak sokak aramış, daha ilk karşılaşmamızda, göğsüm daralarak: işte bu odur! demiştim (t. buğra, yarın diye bir şey yoktur, s. 35) vb. Sıfat tamlaması.
Voiceless consonant : Ciğerlerden gelen havanın ses tellerinde titreşime uğramadan ve ton almadan bir fisıltı veya gürültü biçiminde boğumlanması ile oluşan ünsüz. türkçede ç / f / h / k / p / s / ş / t ünsüzleri tonsuz ünsüzlerdir. karşıtı tonlu ünsüzdür. Tonsuz ünsüz.
Spirant synonyms : continuant consonant, fricative consonant, sibilant consonant, sibilancy, ablative, penetrant, abstract noun, adjektive, accusative, fricative, action verb, accent of group, accentuation, adams apple, soft, consonant, spirants, fricatives, sibilants, accidence, consonants, active verb, active voice, sibilant.
Spirant zıt anlamlı kelimeler, Spirant kelime anlamı
Hard : Katı. Kireçli. Şiddetli. Ekşimiş. Ağır. Kalpsiz. Güç. Ekşi. Sıkı. Dayanıklı.
Spirant antonyms : stop consonant.
Spirant ingilizce tanımı, definition of Spirant
Spirant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A term used differently by different authorities. By some as equivalent to fricative, - - that is, as including all the continuous consonants, except the nasals m, n, ng. By others limited to f, v, th surd and sonant, and the sound of German ch, thus excluding the sibilants, as well as the nasals, liquids, and semivowels. [Bakınız: Guide to Pronunciation], §§ 197-. With the further exception, by others, of the liquids r, l, and the semivowels w, y.

Bu kısımda Spirant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spirant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spirant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spirant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.