Predator türkçesi Predator nedir

  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Yırtıcı.
  • Yırtıcı hayvan.
  • Avcı hayvan.
  • Predatör.
  • Genellikle öldürmek ve yemek için diğer hayvanları avlayan hayvan.
  • Kendisi için gerekli besin maddelerini diğer tür canlıları yakalayıp, yiyerek sağlayan canlı, predatör.
  • Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren herhangi bir canlı.
  • Besin olarak diğer canlıları yakalayıp öldüren diğer canlı, mikropredatör.

Predator ingilizcede ne demek, Predator nerede nasıl kullanılır?

Predatorily : Yağmacı olarak.

Predators : Yırtıcı hayvan.

Predatory : Yırtıcı. Yırtıcı (hayvan). Çapulcu. Yağmacılıkla geçinen. Başkasının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Talancı. Başkalarının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Yağmacı. Başkalarının eşine göz koyup elinden almaya çalışan. Yağma ile geçinen.

Predatory animal : Yırtıcı hayvan.

Predatory band : Yağmacı çete.

Predation : Hayvanlar arasında görülen ve avcının avı tamamen öldürmesiyle sonlanan ilişki. Predasyon. Bir canlının diğer bir canlı üzerinden onu parçalayarak beslenmesi. Yeme. Yırtıcılık.

Predatory pricing : Rakipleri saf dışı etmek amacıyla uygulanan aşırı fiyat kırmaya dayılı fiyat politikası. Yıkıcı fiyat uygulaması. Aksak rekabet piyasasında etkinlikte bulunan firmaların, rakip firmaları piyasadan çıkarmak veya piyasaya olası girişleri engellemek amacıyla mallara çok düşük fiyat belirlemelerine dayanan fiyatlandırma yöntemi. Yıkıcı fiyatlandırma.

 

Depredatory : Yıkıcı. Zararlı. Yok edici. Harap edici.

Predate : Önce gelmek. Erken tarih atmak. Erken tarihe almak. -den daha önce gelmek. Erken bir tarihe almak. Eski tarihle yazmak. Bir belgeye düzenlenme tarihinden önceki tarihi koymak. Erkene almak. Geçmiş tarihle yazmak. Eski tarih atmak.

Depredator : Soyguncu. Yağmacı. Çapulcu.

İngilizce Predator Türkçe anlamı, Predator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beast : Kaba kimse. Sevimsiz kimse. Canavar. Çirkin yaratık. Hayvan. Hoş olmayan veya tatsız şey.

Fauna : Hayvanat. Doğay. Direy. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölge hayvanlarının tümü. Hayvan topluluğu. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Hayvanların yaşadığı bölge.

Bloodthirstiest : Şiddet yanlısı. Kan dökmeye hevesli. Kana susamış. Canavar ruhlu. Hunhar.

Animal : Kaba kişi. Hayvan. Hayvani. Bedensel. Hayvanca. Hayvanlarla ilgili. Vücutla ilgili. Diriksel. Hayvansal.

Carnivore : Etobur hayvan. Etçil canlı. Etobur. Etçil. Karnivor.

Marauder : Yağmacı. Haydut. Çapulcu. Şaki. Eşkıya.

Attacker : Saldıran kişi. Hücum oyuncusu. Saldırgan.

 

Vulture : Açgözlü kimse. Akbaba. Kerkenez. Ötleği. Vultür. Tavşancıl.

Predator synonyms : moss trooper, animate being, beast of prey, predacious, aggressor, predatory animal, assaulter, predators, piranha, lupines, ferocious, brute, bloodthirstier, predaceous animal, creature, raptorial, ravening, lupine, bloodthirsty, predatory, assailant, cormorants, predaceous, fiercest, rapacious, cormorant.