Attacker türkçesi Attacker nedir

Attacker ile ilgili cümleler

English: He wrestled his attacker to the ground.
Turkish: Kendisine saldıranı yere devirdi.

English: Ali hit his attacker with a hammer.
Turkish: Ali kendisine saldırana çekiçle vurdu.

English: Do you remember what your attacker looked like?
Turkish: Senin saldırganının neye benzediğini hatırlıyor musun?

English: The attacker ran away.
Turkish: Saldırgan kaçtı.

English: From the position of the wounds on the body, the police could tell that the attacker was left-handed.
Turkish: Yaraların vücuttaki konumundan, polis saldırganın solak olduğunu tespit etti.

Attacker ingilizcede ne demek, Attacker nerede nasıl kullanılır?

Attackers : Saldıran kişi. Hücum oyuncusu. Saldırgan.

Attacked : Aşındırmak. Saldırılmış. Uğraşmak. Dil uzatmak. Yakalanmak. Tutulmak. Hücuma uğramış. Çatmak. Taarruz etmek. Saldırıya uğramış.

Be attacked by rabies : Kudurmak.

Being attacked : Saldırıya uğrama. Saldırılma. Saldırı altında olma.

Counterattacked : Karşı atak. Kontratak yapmak. Kontratak. Karşı akın. Karşı hücuma geçmek. Karşı hücum. Karşı saldırı yapmak. Karşı saldırı. Karşı saldırıda bulunmak.

Acid attack : Asit saldırganlığı. Asit etkisi. Asit saldırısı.

 

Membrane attack complex : Mac. Hedef hücre zarına girerek delikler oluşmasına ve hücrenin erimesine yol açan c5b-c9 kompleman elemanları kompleksi, mac. Zar hücum kompleksi.

Attack aircraft : Saldırı uçağı.

Attack suddenly : Basmak.

Mount an attack against : -e karşı saldırıya geçmek.

İngilizce Attacker Türkçe anlamı, Attacker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attacker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Raper : Tecavüzcü.

Roughneck : Petrol işçisi. Maganda. Dayı. Dağ ayısı. Hödük. Külhanbeyi. Şehir eşkıyası. Bıçkın. Kabadayı.

Spiller : Bir şeyi döken kimse. Sıçratan. Bir şeyin bir kaptan döken veya dökülmesine neden olan kimse. Çapari. Döken.

Get tough : Sert.

Bully : Zulmetmek. (birisini) sindirmek. Dayılanmak. Kabadayılık etmek. Aferin. Sataşmak. Zorlamak. Kabadayı. Bravo. Gözünü korkutmak.

Stoner : Taş ayrıcı. Uyuşturucu müptelası. Otçu.

Harrier : Soyguncu. Tazı. Bir tür doğan. Yağmacı kimse. Krosçu. Tavşan tazısı. Doğan. Yağmacı.

Rowdy : Külhanbeyi. Kaba. Kabadayı. Dayı. Gürültülü ve kavgalı. Baldırı çıplak. Şehir eşkıyası. Patırtılı. Zorba. Gürültücü ve kavgacı.

Savage : Tepelemek (hayvan). Savak. Vahşi. Gözü dönmüş. Isırmak (köpek). Parçalamak. Zalim. Yabanıl. Parçalamak (hayvan). Vahşice ısırmak (hayvan).

Gross : On iki düzine. Apaçık. Hantal. Sulu. Ölçünleyici işlemlerle arıtılmamış olan. Bütün. Brüt olarak (belirli bir miktar para) toplamak. Şişman. Toptan.

Attacker synonyms : retaliator, lapidator, bludgeoner, yob, offender, assaulter, assailants, aggressor, belligerent, assaultive, yobo, ambusher, iconoclast, beast, aggressive, aggressors, vulture, nightrider, predator, assaulters, brute, assailer, piranha, tough, rapist, assailant, assailers, avenger, attackers, wrongdoer, cornerman, slasher, yobbo.

 

Attacker ingilizce tanımı, definition of Attacker

Attacker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who attacks.