Bully türkçesi Bully nedir

Bully ile ilgili cümleler

English: Burak will no longer bully me.
Turkish: Burak bana artık zorbalık etmeyecek.

English: Don't bully me.
Turkish: Bana kabadayılık etme.

English: He just loves to bully people.
Turkish: O, insanları ezmeyi sever.

English: Ali was warned not to bully Mary again.
Turkish: Ali Mary'ye tekrar zorbalık yapmaması için uyarıldı.

English: Ali loves to bully younger students.
Turkish: Ali kendinden küçük öğrencileri ezmeyi sever.

Bully ingilizcede ne demek, Bully nerede nasıl kullanılır?

Bully beef : Konserve sığır eti. Sığır eti konservesi.

Bully for you : Çok iyi. Aferin sana. Bravo. Güzel. Aferin. İyi. Mükemmel.

Bully head : Tokmak.

Bully off : Hokey oyununa başlamak.

Bullyboy : Zorba. Kavgacı. Yontulmamış kalas (tip). Saldırgan haydut. Kabadayı. Alikıran başkesen. Kiralık katil veya ganster.

Bull headed : İnatçı.

Bullyrags : Kabadayılık etmek. El şakası yapmak. Eşek şakası yapmak. (birisini) sindirmek. Gözünü korkutmak.

Bullying : Zorlamak. Dayılık. Zorbalık. Zulmetmek. Sataşma. Zorbalık etmek. Korkutma. Fiziksel şiddet. Efelenme. Tehdit.

Bull in a china shop : Hassas durumlarla başedemeyen kimse. Antika dükkanına dalmış boğa misali kimse. Tahribata yol açan kimse.

 

Bull hooker : Filleri eğiterek gösteriye hazırlayan kişi. Fil eğiticisi.

İngilizce Bully Türkçe anlamı, Bully eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bully ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring to terms : Şartlara razı olması için zorlamak. Mecbur etmek. (normal bir şekilde) sonlandırmak veya neticelendirmek.

Exacters : Şantajcı. İcbar eden. Kazıkçı. Mahkemeye celbeden. Mecbur tutan. Makul olandan daha fazla isteyen veya talep eden. Haraca kesen. Cebren alan. Zorla alan.

Hectors : Minnesota eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Sindirmek. Yüksekten atmak.

Exactor : Tahsildar. -e bir başka örnek. Şantajcı. Makul olandan daha fazla isteyen veya talep eden. Talep eden. İcbar eden. Vergi tahsildarı. Mecbur tutan. Birini mahkemeye celbeden.

Hector : New york eyaletinde yerleşim yeri. Yüksekten atmak. Yıldırmak. Sindirmek. Minnesota eyaletinde şehir. Taciz etmek.

Badass : Çok çarpıcı. Belalı kimse. Belalı. Çok etkileyici. Kaba. (argo) agresif kimse. Agresif tip. Baş belası. Sert çocuk.

Swaggers : Kasım kasım kasılmak. Racon kesmek. Kasılmak. Caka satmak. Çalım. Kasılarak yürümek. Kurulmak. Kasıntı. Palavra atmak.

Molests : Sarkıntılık etmek. Cinsel tacizde bulunmak. Yeşillenmek. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Saldırmak. Elle rahatsız etmek.

Browbeat out : Yıldırmak.

Bully synonyms : muscleman, blusterers, dandy, braggarts, annoys, dragoons, assailant, blusterer, overbore, hectoring, despot, attacker, bludgeon, righto, aggressor, overbear, way to go, tough, bulldozers, badmash, rightoh, overborne, autocrat, autocratic, bludgeoning, keen, coerce, autocratical, cracking, dragooned, not bad, daff, annoy.

 

Bully zıt anlamlı kelimeler, Bully kelime anlamı

Bad : Sahte. Berbat. Çürük. Terbiyesiz. Aynasız. Yetersiz çelgi. Perişanlık. Kötü. Fena. Kokuşmuş.

Bully ingilizce tanımı, definition of Bully

Bully kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To act the part of a bully toward. To act as a bully. To intimidate with threats and by an overbearing, swaggering demeanor. Jovial and blustering. Pickled or canned beef. Dashing. A noisy, blustering fellow, more insolent than courageous. One who is threatening and quarrelsome. An insolent, tyrannical fellow.