Bring to terms türkçesi Bring to terms nedir
- Şartlara razı olması için zorlamak.
- Mecbur etmek.
- [#zorlama Zorlamak].
- (normal bir şekilde) sonlandırmak veya neticelendirmek.
Bring to terms ingilizcede ne demek, Bring to terms nerede nasıl kullanılır?
Bring : Kandırmak. Doğurmak. İkna etmek. Neden olmak. Razı etmek. Getirmek. Sebebiyet vermek. Kazandırmak. Ayıltmak. Belirtmek.
To : Ye. Kadar. İla. E doğru. Oranla. -e kadar. E. -e göre. Arasında. Göre.
Terms : Vadeler. Samimiyet. Fiyat. Ara. Şartlar (kontrata ait). Şartlar. Anlaşma koşulları. Yakınlık. Koşullar. Ücret.
Bring to : Yaşama döndürmek. Kendinden geçmiş bilinçsiz bir insanı kendine getirmek. Geminin başını rüzgara çevirmek. Gemiyi orsa alabanda etmek. Hayata döndürmek. Ayıltmak.
Bring to a close : Sona erdirmek. Sonlandırmak. Sonuna getirmek. Bitirmek. Nihayete erdirmek. Yok etmek. Neticelendirmek.
Bring to bay : Köşeye sıkıştırmak. Kıstırmak. Yerinden çıkarmak (vahşi hayvan).
Bring to bear : Tatbik etmek. Uygulamaya dökmek. Uygulamak.
Bring to a deadlock : Çıkmaza sokmak.
Bring to an end : Sonuçlamak. Neticelendirmek. Sona erdirmek. Son vermek. Sonuçlandırmak. Bitirmek. Nokta koymak.
Bring to a conclusion : Sonuçlandırmak.
İngilizce Bring to terms Türkçe anlamı, Bring to terms eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring to terms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Force : Yükseltmek (fiyat). Serada yetiştirmek. Zorlama. Turfanda yetiştirmek. Irzına geçmek. Cebir. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Baskı yapmak.
Bullies : Zulmetmek. Kabadayı. Gözünü korkutmak. Kabadayılık etmek. Sataşmak. Dayılanmak. (birisini) sindirmek. Zorba. Zorbalık etmek.
Obliges : Zorunda bırakmak. Zorunlu kılmak. Minnettar bırakmak. Lütfetmek. Bağlamak (anlaşma). (anlaşma vb) bağlamak. Memnun etmek. Bağlamak (anlaşma vb.). -e yardım etmek.
Pin : Saplama. Kapmak. Tutturmak. Topluiğne ile tutturmak. Perçinlemek. Sıkıştırmak. Dübel ile tutturmak. Toplu iğne. Dip tırnağı.
Bludgeons : Ezip geçmek. Zorla yaptırmak. Sopayla dövmek. Coplamak. Mağlup etmek. Ağır bir cisimle vurmak. Sopalamak. Alt etmek. Sopa ile vurmak.
Obligate : Bağlamak. Mecbur. Bağlı. Obligat. İsteğe bağlı olmayan. Zorunda bırakmak. Zorunlu hale getirmek. Borçlu kılmak.
Bludgeoned : Sopalamak. Mağlup etmek. Alt etmek. Ağır bir cisimle vurmak. Ezip geçmek. Coplamak. Sopa ile vurmak. Zorla yaptırmak. Sopayla dövmek.
Clamor down : Yaygarayla istemek.
Constrains : İcbar etmek. Engellemek. Sınırlamak. Menetmek. Tutmak. Bağlamak. Baskı yapmak. Alıkoymak.
Bullied : Sindirilmiş. Zorbalık etmek. Gözü korkutulmuş. Korkutulmuş. Zulmetmek.
Bring to terms synonyms : bully, compel, coerce, bullying, bring pressure to bear on, oblige, coerces, coercing, browbeat, bludgeon, clamour down, constrain, be urgent with somebody, compels, enforces, enforce, bludgeoning, cow somebody into.

Bu kısımda Bring to terms kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring to terms ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring to terms anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring to terms ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.