Bludgeoned türkçesi Bludgeoned nedir

Bludgeoned ingilizcede ne demek, Bludgeoned nerede nasıl kullanılır?

Bludgeon : Mağlup etmek. Sopalamak. Sopayla dövmek. Coplamak. Alt etmek. Ezip geçmek. Sopa ile vurmak. Sopa. Zorlamak. Ağır bir cisimle vurmak.

Bludgeoning : Sopalamak. Zorla yaptırmak. Zorlamak. Sopalama. Coplamak. Coplama.

Bludgeons : Coplamak. Ezip geçmek. Sopayla dövmek. Alt etmek. Sopalamak. Mağlup etmek. Zorla yaptırmak. Ağır bir cisimle vurmak. Zorlamak. Sopa ile vurmak.

İngilizce Bludgeoned Türkçe anlamı, Bludgeoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bludgeoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Browbeat : Yıldırmak. Ters bakışla korkutmak. Gözünü korkutmak. Sert bakış ya da sözlerle gözünü korkutmak. Göz dağı vermek. (birisini) sindirmek. Gözdağı vermek. Kabadayılık etmek. Sert bakarak korkutmak.

Enforces : Dayatmak. Uygulamak. Tatbik etmek. Zorla kabul etmek. Zorla kabul ettirmek. İcra etmek. Güçlendirmek. Takviye etmek. Sözünü geçirmek. Yerine getirmek.

Overcomes : Atlatmak. Aşmak. Haklamak. Üstesinden gelmek. Başarmak. Başarı elde etmek. Altından kalkmak. Yenmek.

 

Discomfiting : Sinirlendirmek. Sinir etmek. Mosmor etmek. Bozum etmek. Bozmak. Mosmor etmek (argo terim). Şaşırtmak. Yenmek.

Coshing : Cop. Cosh. Sopa.

Extorts : Sızdırmak (para). Gasp etmek. Gaspetmek. Şantajla almak. Tehditle almak. Almak (haraç). Tehditle koparmak. Zorla almak. Koparmak.

Bat : Vurmak (topa). Kırpmak (göz). Topa vurmak. Serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, bankacılık düzenleme ilke ve kuralları doğrultusunda bankaların hak ve çıkarlarını savunmak, bankacılık sisteminin büyümesi, sağlıklı olarak çalışması ve rekabet gücünün artırılması, rekabetçi bir ortamın yaratılması ve haksız rekabetin önlenmesi için gerekli kararları almak ve uygulanmasını sağlamak amacıyla 1958 yılında kurulan birlik. Vuruş yapmak. Sopayla vurmak. Yarasa. Beysbol sopası. Türkiye bankalar birliği.

Best : En iyi. Yenmek. En. Baskın çıkmak. En iyi şekilde. En iyisi. Geçmek. Hakkından gelmek. En çok.

Drub : Sopa çekmek. Dövmek. Kötek. Dayak atmak. Yenilgiye uğratmak.

Bullies : Zorbalık etmek. (birisini) sindirmek. Sataşmak. Kabadayılık etmek. Dayılanmak. Kabadayı. Zorba. Zulmetmek. Gözünü korkutmak.

Bludgeoned synonyms : sap, swept, coerce, birch, circumvent, cudgel, blackjacked, force, bludgeoning, bests, dragoon, overmatch, canes, squeeze, clamor down, blackjacks, bully, defeats, bludgeons, bullying, blackjacking, cudgeling, discomfits, overcome, knock into a cocked hat, steamroll, coshed, carry a person off his feet, clubbed, club, bullied, bludgeon, dragooning.