Attacked türkçesi Attacked nedir

Attacked ile ilgili cümleler

English: A swarm of hornets attacked the children.
Turkish: Bir eşek arısı sürüsü çocuklara saldırdı.

English: A fierce dog attacked the girl.
Turkish: Vahşi bir köpek kıza saldırdı.

English: A group of youths attacked the old man.
Turkish: Gençlerden oluşan bir grup yaşlı adama saldırdı.

English: A week later, Germany attacked Poland.
Turkish: Bir hafta sonra, Almanya Polanya'ya saldırdı.

English: A swarm of wasps attacked the children.
Turkish: Bir eşekarısı sürüsü çocuklara saldırdı.

Attacked ingilizcede ne demek, Attacked nerede nasıl kullanılır?

Be attacked by rabies : Kudurmak.

Being attacked : Saldırılma. Saldırıya uğrama. Saldırı altında olma.

Counterattacked : Karşı saldırı. Kontratak. Karşı hücum. Kontratak yapmak. Karşı atak. Karşı akın. Karşı hücuma geçmek. Karşı saldırı yapmak. Karşı saldırıda bulunmak.

Attacker : Saldırgan. Hücum oyuncusu. Saldıran kişi.

Attackers : Saldıran kişi. Saldırgan. Hücum oyuncusu.

Abortive attack : Başarısız taarruz. Faydasız saldırganlık. Etkisiz saldırı.

 

Abort attack : Bir saldırıyı durdurma.

Attack of nerves : Sinir krizi. Sinir buhranı.

Attack aircraft : Saldırı uçağı.

Attack rate : Yayılma hızı. Atak hızı.

İngilizce Attacked Türkçe anlamı, Attacked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attacked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thrust into : Saplamak. -e batırmak. Sokmak (bir başka şeyin içine). Sokmak. Oyulgalamak. Tutuşturmak.

Assaulted : Irza geçmek.

Submarine : Denizaltında olan. Denizin altında olan. Denizaltı ile ilgili. Denizaltı ile saldırmak. Denizaltında yetişen. Denizaltı gemi. Su altında seyredebilen taşıt. Denizaltı. Denizdibi.

Embark on : Benimsemek. -mak için kolları sıvamak. -a girişmek. Başlamak. -a başlamak. -e girişmek.

Assault : Tecavüz. Saldırı. Aniden ve vahşice saldırmak. Atak. Üstüne varmak. Ani saldırı. Irza geçmek.

Approach : Yaklaşmak. Temasta bulunmak. Yaklaşım. Başvurmak. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Yaklaşma. Çok benzemek. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri.

Be at a premium : Prim yapmak. Rağbet görmek. Rağbette olmak.

Be enamored of : Aşık olmak. Bayılmak. Gönül vermek.

Bust : Sona ermek. Bozulmak. Tartışmak. Mahvetmek. Bozmak. Tutuklamak. Rütbe indirmek. İflas ettirmek. Patlatmak. İflas etmek.

Beat up : Fena halde pataklamak. Çalkalamak. Toplamak (askeri terim). Külüstür. Tekme tokat girişmek. Çırpmak. Hırpalamak. Dövmek.

 

Attacked synonyms : ground attack, banzai charge, banzai attack, diversionary attack, strike, abusing, encroach on, be occupied in doing, begun, animadverting, embark, break into, impugns, savaged, assaults, pelt, storm, blitzkrieg, counterattack, make a move, attainting, abrades, aggressed, impugned, set at, coup de main, impugn, abuses, catch, onset, defamed, come up against, belaboured.

Attacked zıt anlamlı kelimeler, Attacked kelime anlamı

Defend : Saklamak. Korumak. Kanat açmak. Müdafaa etmek. Himaye etmek. Arkasında olmak. Reddetmek. Savunmak.

Praise : Methetmek. Övmek. Tesenna. Gururunu okşamak. Hamdetmek. Övgü. Övme. Şükran. Methiye. (allah'a) hamdetmek.