Predatory pricing türkçesi Predatory pricing nedir

  • Rakipleri saf dışı etmek amacıyla uygulanan aşırı fiyat kırmaya dayılı fiyat politikası.
  • Yıkıcı fiyat uygulaması.
  • Aksak rekabet piyasasında etkinlikte bulunan firmaların, rakip firmaları piyasadan çıkarmak veya piyasaya olası girişleri engellemek amacıyla mallara çok düşük fiyat belirlemelerine dayanan fiyatlandırma yöntemi.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yıkıcı fiyatlandırma.

Predatory pricing ingilizcede ne demek, Predatory pricing nerede nasıl kullanılır?

Predatory : Başkalarının eşine göz koyup elinden almaya çalışan. Başkasının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Yırtıcı. Çapulcu. Başkalarının malına göz koyup elinden almaya çalışan. Yağmacılıkla geçinen. Talancı. Yağmacı. Yağma ile geçinen. Yırtıcı (hayvan).

Pricing : Fiyat tespiti. Yeni veya mevcut ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi. Fiyat tespit etme. Fiyatlandırma. Maliyetlendirme. Fiyatlama. Fiyatlandırarak. Fiyatlandırmak. Fiyat uygulaması. Fiyatlandırılan.

Predatory animal : Yırtıcı hayvan.

Predatory band : Yağmacı çete.

Predatory incursion : Yağmacı akını.

Adaptation approach to pricing : Uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı. Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın, etkinlikte bulunduğu bölgede kar edebileceği en uygun fiyatı, söz konusu bölgedeki iştirak ya da bağlı kuruluşunun belirlemesine izin verdiği fiyatlandırma yaklaşımı. krş. küresel fiyatlandırma yaklaşımı, yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı.

 

İngilizce Predatory pricing Türkçe anlamı, Predatory pricing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predatory pricing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Predatory pricing synonyms : ability to pay principle, destroyer pricing, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a change in supply, a group shares, abnormal budget receipts.