Marauder türkçesi Marauder nedir

Marauder ingilizcede ne demek, Marauder nerede nasıl kullanılır?

Marauders : Yağmacı. Çapulcu. Şaki. Haydut. Eşkıya.

Marauded : Çapul. Yağma. Çapulculuk amacıyla akın etmek. Çapulculuk etmek. Yağma etmek. Yağmalamak. Çapulculuk.

Maraud : Yağma. Çapulculuk etmek. Çapulculuk. Çapul. Yağma etmek. Çapulculuk amacıyla akın etmek. Yağmalamak.

Marauding : Çapulcu. Yağmacı. Yağmalama.

Marauds : Yağma etmek. Yağma. Çapul. Çapulculuk etmek. Çapulculuk amacıyla akın etmek. Çapulculuk. Yağmalamak.

Mara : Tkb. Mara. Kemiriciler (rodentia) takımının kobaygiller (caviidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 4 cm kadar kuyruğu olan, eti yenen ve postu kullanılan bir tür.

Marabouts : Murabut. Marabut. Murabıt. Derviş. Murabutkuşu.

Marabou : Murabutkuşu. Leyleksiler (ciconiiformes) takımının, leylekgiller (ciconiidae) familyasından, 160 cm kadar uzunlukta, çok obur, afrika'nın sulak alanlarında yaşayan bir tür. İnce floş. Marabut. Murabut. Marabu. İri leylek. Hint leyleği.

Marabous : Hint leyleği. Murabut. Marabu. Marabut. İnce floş. Murabutkuşu.

Marabout : Marabut. Murabut. Murabutkuşu. Murabıt. Derviş.

İngilizce Marauder Türkçe anlamı, Marauder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Marauder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assaulter : Mütecaviz. Hücum eden. Saldıran. Saldırgan.

Hijacker : Uçak korsanı. Hava korsanı. Hırsız. Korsan. Soyguncu. Gaspçı. Soyguncu (kamyon veya tren vb'ni durdurarak soyan). Uçak kaçıran kimse.

Filibustering : Korsan. Parlamento tıkanıklığı. Haydutluk etmek. Ağırdan almak. Parlamentoyu engellemek. İşi uzatmak.

Harriers : Bir tür doğan. Tavşan tazısı. Tazı. Krosçu.

Mosstrooper : Bataklık eşkiyası. Bataklık eşkıyası. Akıncı.

Grabbers : Açgözlü. Müşteriyi cezbeden reklam teşhir materyali. Gaspçı. Yükleme için kepçe benzeri taşıma aracı. Kavrayıcı.

Badman : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Harami. Filmlerde, izleyiciye sevimsiz gelen, filmin kahramanıyla çekişme durumunda olan, çeşitli kötülükler işleyen ve sonunda çoğu kez alt olan kimse. Hırsız. Kötü adam.

Grabby : Hırslı. Dikkat çekici. Haris. Açgözlü. Para canlısı. Göze çarpan. Şehvetli.

Depopulator : Nüfusu azaltan şey. Nüfus azaltan.

Robber : Yol kesen hırsız. Harami. Hırsız. Soyguncu.

Marauder synonyms : moss trooper, grabber, desperados, filibuster, badmen, thug, brigand, despoilers, looters, plunderer, attacker, highjacker, depopulators, looter, aggressor, bravos, despoiler, vulture, assailant, thugs, gangsta, corruptor, marauders, bandits, highwaymen, harrier, highwayman, predator, marauding, pillagers, bandit, pillager, bravoing.

Marauder ingilizce tanımı, definition of Marauder

Marauder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A plunderer. One who pillages. A rover in quest of booty or plunder.