Pixel türkçesi Pixel nedir
- Görüntü öğesi.
- Görüntü elemanı (ekran).
- Benek.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Görüntü noktası.
- Görüntü elemanı.
- Piksel.
- İmgecik.
- Picture element.
- Resim ögesi.
- Görüntü öğesi piksel.
Pixel ingilizcede ne demek, Pixel nerede nasıl kullanılır?
Pixel map : İmgecik haritası. Piksel haritası.
Pixels : Görüntü elemanı (ekran).
Pix : Madeni paraların ayarının tespitine yarayan kutu. Kutsal ekmak kutusu (kilise). İmgecik. Benek. Piksel. Resim pixel. Resim. Resim pixel piksel.
Pixie : Peri. Küçük peri.
Pixie bob cat : Pixie bobkedisi. Amerikadan köken alan, evcil çiftlik kedisi ve vaşak karışımı olan, dna testlerinde vahşi gen taşıyan evcil kedi olarak kayıtlara geçmiş, iri yapılı, kaslı ve güçlü bir kemik yapısına sahip, yüz hatları ayırt edilebilir derecede farklı ve her haliyle vaşağı anımsatan, genellikle ırka özgü olarak parmak sayısı fazla, tüy yapısı ve rengi vaşağı andıran, silik noktalı, koyu kahve noktalı, kırık parçalı, açık kahve ve kırmızımsı kahverengi tonlarında olabilen, kısa kuyruklu, tüyleri çift katlı ve kısa olsa da yer yer uzun tüylülere de rastlanan, yumuşak ve kaliteli tüyleriyle kedi dünyasında tek olarak kabul edilen, davranışları ve vahşi görüntüsüyle inanılmaz bir gizeme sahip olsa da yumuşak kalpli, sevecen ve akıllı, kısa tüylü kedi ırkı.
Pixy : Peri. Bkz.pixie.
Pixies : Peri.
Pixilated : Sarhoş. Kafası dumanlı. Afacan. Kafadan kontak. Çatlak. Yaramaz. Haşarı. Kaçık. Haylaz. Delidolu.
İngilizce Pixel Türkçe anlamı, Pixel eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pixel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dappling : Beneklemek. Benekli renk. Beneklenmek. Puanlı. Benekli hayvan. Puanlamak. Benekli.
Abort sequence : Durdurma dizisi.
Macle : İkiz kristal. İkiz. Leke. Tevem.
Lentigo : Çil. Ciltte oluşan küçük pigmentli benek. Deride, yerel olarak melanositlerin artışı ve melanin birikimi nedeniyle kahverengimsi renkte pigment içeren benek veya leke, lentigo. Çil, leke, benek, ufak ben. Lentigo. Ufak ben.
Abort : Düşürtmek (dölütü). Çocuk aldırmak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Dayandırmak. Çocuk düşürmek. Bir işi yarım bırakmak. Durdurmak. Boşa çıkmak. Düşük yapmak. Yarımcık saklamak.
Absolute device : Mutlak aygıt. Salt aygıt.
Acception : Kabul edilmiş anlam. Kabul. Onaylama. Benimseme.
Component : Katkı maddeleri de dahil olmak üzere, gıdanın üretiminde ve hazırlanmasında kullanılan ve son üründe bulunan maddeler. Kimyasal bileşikleri oluşturan daha yalın bileşikler ya da öğeler. Bir özdeği oluşturan kimyasal bileşimi bildirmek için verilmesi gerekli kimyasal türlerden her biri. Yönleçsel bir niceliğin yerlem eksenleri üzerindeki izdüşümleri. bir bütünü oluşturan parçalar. Bileşken. Bölük. Öğe. Komponent. Parça. Tamamlayıcı parça.
Macula : Çil. Sarı benek. Maküla. Sarı leke. Deride başka bir değişiklik olmadan kalıcı veya geçici olarak oluşan derideki renk değişiklikleri, makula. Leke. Nokta. Makula.
Pixel synonyms : pel, image point, fleck, abnormal end, facula, element, raster, dots, freckle, accent bar, display point, display element, dot, pix, mottles, constituent, access control, dapple, pixels, accelerator key, access key, mackle, accent char, picture element, maculas, flecking, mottle, abbreviate, access mechanism, dapples, abstract syntax tree, absolute loader, access control entry.

Bu kısımda Pixel kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pixel ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pixel anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pixel ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.