Plane türkçesi Plane nedir

  • Yassı.
  • Düzey.
  • Çınar.
  • Düz.
  • Dümdüz.
  • Uçmak (motorsuz).
  • Düzlemek.
  • Süzülmek.
  • Rende.
  • Düzlem.
  • Rendelemek.
  • Düzlemsel.
  • Seviye.
  • Rende ile düzeltmek.
  • Planya.
  • Sistirelemek.
  • Uçak.
  • Düz (yüzey).
  • Uçar gibi gitmek (suyun yüzünde).

Plane ile ilgili cümleler

English: A plane is flying above the city.
Turkish: Şehrin üzerinde bir uçak uçuyor.

English: A storm prevented the plane from taking off.
Turkish: Bir fırtına uçağın kalkmasını engelledi.

English: After several delays, the plane finally left.
Turkish: Birkaç ertelemeden sonra, uçak nihayet kalktı.

English: According to TV news, there was a plane crash in India.
Turkish: TV haberine göre, Hindistan'da bir uçak kazası vardı.

English: A plane crashed into a mountain.
Turkish: Bir uçak dağa çarptı.

Plane ingilizcede ne demek, Plane nerede nasıl kullanılır?

Plane angle : Düzlem açısı. Düzlem açı. Basit açı.

Plane curve : Düzlem eğri. Düzlemsel eğri.

Plane family : Çınar ağacıgiller. Yaprakları basit ya da elsi bölmeli, çiçekleri tek eşeyli ve aşağıya doğru sarkan küre şeklindeki başaklarda bulunan, su kenarlarında, park ve bahçelerde gölgesinden faydalanmak için yetiştirilen, tek evcikli, dünyada 1 cins ve 10 kadar tür ile, ülkemizde de çınar (platanus orientalis) türü ile temsil edilen yapraklarını döken ağaçlar.

 

Plane geometry : Düzlem geometri. Düzlem geometrisi.

Plane mirror : Düzlem ayna. Düz ayna.

Plane of vibration : Titreşim düzlemi. Işıkta ve öteki akımmıknatıssal dalgalarda elektrikseli titreşim yönlecinin içinde bulunduğu, ucaylanım düzlemine dik düzlem.

Plane table : Düz masa. Resim sehpası. Plançete.

Plane of reference : Dayanak düzlemi.

Plane of polarization : Polarizasyon düzlemi. Polarlama düzlemi. Polarma düzlemi. Kutuplanma düzlemi. Kutuplama düzlemi. Ucaylanım düzlemi. Doğrusal ucaylı ışık dalgasının, elektriksel yönleci doğrultusuna dik olan bakışım düzlemi. Ucaylanma düzlemi.

Plane of reflection : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bakışım işlemleri arasında yer alan yansıma noktalarını, bir düzlemin öbür yanında eş uzaklıktaki karşıtlarını bulma işlemini saptayan düzlem. Yansıma düzlemi.

İngilizce Plane Türkçe anlamı, Plane eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plane ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Evened : Düzleşmek. Düzleştirilmiş. Eşit olarak bölüştürmek. Tesviye edilmiş. Düzeltilmiş. Müsavi hale getirilmiş. Yatay duruma getirilmiş. Eşitlenmiş. Düz olmak.

Distils : Özünü almak. Özünü çıkarmak. Damlatmak. İmbikten çekmek. Damla damla akıtmak. Biçimlenmek. Ayrıştırmak. Taktir etmek. İmbikten çekilmek.

Gun : Ateşli silah. Avlamak. Tabanca. (arabayı) gazlamak. Vurmak. Ateş etmek. Top. Tüfek. Motoru birdenbire tam gazla çalıştırmak. Gazlamak.

Rasp : Raspa. Törpü. Raspa etmek. Eğelemek. Törpülemek. Gıcırdamak. Sinirlendirmek. Dokunmak. Rahatsız etmek.

 

Accelerator pedal : Gaz pedalı. Gaz ayaklığı. Yakıt kolu. Motora yakıt-hava karışımı vermek için ayaklık. Motora giden yakıt-hava karışımının niceliğini denetlemeye yarayan elle çalışır kol.

Fighter aircraft : Savaşması için tasarlanmış uçak. Savaş uçağı. Düşman uçaklarını düşürmek ve bombardıman uçaklarını korumak için tasarlanmış uçak. Av uçağı. Bombardıman uçağı. Avcı uçağı.

Firmly : Sıkı sıkı. Sıkıca. Sabırlı bir şekilde. Sebatla. Kesinkes. Kararlı bir şekilde. Kuvvetle. Kesin olarak. Düz bir şekilde.

Airplane : Teyyare. Tayyare.

Grate : Gıcırdamak. Aşındırarak partiküllerine ayırmak. Gıcık etmek. Ocak ızgarası. Aşındırarak parçalarına ayırmak. Gıcırdatmak. Izdırap vermek. Sinirlendirmek. Izgara.

Plane synonyms : jet propelled plane, multiengine plane, heavier than air craft, midplane, radar dome, facet plane, propeller plane, orbital plane, cartesian plane, picture plane, hangar queen, fuel pod, multiengine airplane, tanker plane, quite smooth, glaces, flushes, flat, buttonwood, flying machine, floats, flakier, airliner, craft, airbus, sycamore maple, platy, planer, monoplane, filters, oriental plane tree, flattest, oblate.

Plane zıt anlamlı kelimeler, Plane kelime anlamı

Uneven : İnişli yokuşlu. Arızalı. Kararsız. Düz olmayan. İnişli çıkışlı. Tek (sayı). Eğri büğrü. Değişken. Engebeli. Düzensiz.

Roughen : Pütür pütür olmak. Pürüzlenmek. Yüzey pürüzlendirmek. Kabarmak. Pürüzlemek. Kabartmak. Pürüzlendirmek.

Plane ingilizce tanımı, definition of Plane

Plane kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to plane a plank. Level. As, a plane surface. Even. To pare off the inequalities of the surface of, as of a board or other piece of wood, by the use of a plane. A surface without curvature. Or a surface, any section of which by a like surface is a straight line. Without elevations or depressions. To make smooth. Lying in, or constituting, a plane. A surface, real or imaginary, in which, if any two points are taken, the straight line which joins them lies wholly in that surface. To hydroplane. Flat. To level. Any tree of the genus Platanus. Of a boat, to lift more or less out of the water while in motion, after the manner of a hydroplane.