Grate türkçesi Grate nedir

Grate ile ilgili cümleler

English: Ali smiled gratefully.
Turkish: Ali minnetle gülümsedi.

English: Ali is grateful to Mary for all her help.
Turkish: Ali Mary'ye yardımı için minnettar.

English: Ali looks grateful.
Turkish: Ali minnettar görünüyor.

English: Ali is deeply grateful for all Mary's help.
Turkish: Ali Mary'nin tüm yardımları için derinden minnettardır.

English: Ali is grateful.
Turkish: Ali minnettar.

Grate ingilizcede ne demek, Grate nerede nasıl kullanılır?

Grate area : Izgara sathı. Kazan ya da sobada kömür ızgarasının kapladığı alan. Izgara yüzeyi. Izgara alanı. Izgara yüzey alanı.

Grate on : Kulak tırmalayıcı ses. Sinir bozucu bir ses çıkartmak. Dayanılmaz ses çıkartmak.

Grate rod : Izgara çubuğu.

Chain grate : Zincir ızgara. Zincirli ızgara. Zincir kafes.

Fire grate : Ocak ızgarası. Ocak plakası.

Grateful : Minnettar. Makbul. Tatminkar. Değerbilir. Güzel. Teşekkür borçlu. Verimli. Memnun. Müteşekkir. Kadirşinas.

Gratefulness : Minnettarlık.

Be grateful for : Şükretmek.

Be grateful : İyilik bilmek. Şükran duymak. Minnettar olmak. Minnettar kalmak. Müteşekkir olmak. Minnet duymak.

 

Grates : Gıcırdatmak. Izdırap vermek. Rendelemek. Gıcırdamak. Sinirlendirmek. Gıcık etmek.

İngilizce Grate Türkçe anlamı, Grate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hack off : Sinirlerini ayağa kaldırmak. Sinirden kudurtmak. Birisini sıkmak. Çok öfkelendirmek. Birini çok kızdırmak. Küplere bindirmek.

Broils : Kavrulmak. Tartışma. Izgarada kızartmak. Kızartmak. Yanmak. Pişmek. Gürültü. Kavga. Izgara yapmak.

Dress : Hizalanmak. Süslemek. Giydirmek. Giydirip kuşatmak. Kıyafet. Temizlemek (tavuk veya balık vb'ni). Taş yontmak. Pansuman yapmak (yaraya). Resmi giyinmek.

Gridiron : Demir ızgara. Havuzda gemi desteği. Futbol sahası (amerikan ingilizcesi). Çekme ızgarası. Şebeke. Dekor parçalarının ya da ışıldakların asıldığı çubuk askı palangalarının, birbirine koşut çelik bağlantıların ya da rayların bulunduğu yer. Sistem. Çekme kızağı.

Bugger about : Salakça davranmak. Sürtmek. Başıboş dolaşmak. Aylak aylak dolanmak.

Shave : Sıyırıp geçmek. Kırpmak. Buz kazımak (buz kalıbından). Soymak. Sıyırmak. Rende. Tıraş. Yüzmek. Kesmek.

Broilers : Etlik piliç. Tava. Hızlı büyüme ve kas yapısı için geliştirilmiş kanatlı ırkları. Et tavuğu. Kasaplık piliç. Çok sıcak gün. Izgaralık piliç. Etçi ırklar.

Grid : Şebeke. Renk ızgarası. Bir x ışını tüpünde, anotla katot arasına yerleştirilen ve elektron akısını yönlendiren elektrot. Parmaklık. Sahne tavanı. Radyo ışıtaçlarında eksiuç ile artıuç arasına yerleştirilen ızgara biçiminde elektrikucu. Tel kalbur. Çıngı şebekesi. Örgü.

 

Acerbated : Sabrını tüketmek. Acılaştırmak. Huysuzlaştırmak.

Clacked : Çatırdamak. Çatırtı. Laklak etmek. Gıcırtı. Gevezelik etmek. Tıkırtı. Laklak etmek (argo terim). Tıkırdatmak. Takırdamak.

Grate synonyms : cooking stove, gritted, aggravates, broil, piss off, framework, discomfit, grind, kitchen stove, furnace, fire grate, hob, range, clacks, acerbate, aggravate, kitchen range, grill, narking, bug, gratings, hobs, fire bar, peeves, acerbating, grating, bugger, buggering, stove, angering, jarred, creak, scrape.

Grate ingilizce tanımı, definition of Grate

Grate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To protect with a grating or crossbars. A kind of latticework, such as is used ia the windows of prisons and cloisters. To furnish with grates. To rub roughly or harshly, as one body against another, causing a harsh sound. Agreeable. As, to grate the teeth. As, to grate a window. Serving to gratify. To make a harsh sound by friction. A structure or frame containing parallel or crosed bars, with interstices. To produce (a harsh sound) by rubbing.