Uneven türkçesi Uneven nedir

Uneven ile ilgili cümleler

English: The floor is uneven.
Turkish: Zemin pürüzlüydü.

English: The ground was very uneven.
Turkish: Zemin çok eğriydi.

Uneven ingilizcede ne demek, Uneven nerede nasıl kullanılır?

Uneven bars : Asimetrik bar.

Uneven number : Tek sayı. İkinin katı olmayan rakam.

Uneven surface : Bozuk zemin. Pürüzlü yüzey.

Uneven teeth : Yamuk veya eğri büğrü veya çarpık dişler. Çapraşık dişler.

Uneven temper : Sağı solu belli olmama. Dengesizlik.

Unevenness : Arıza. Pürüzlülük. Eğrilik. Eşitsizlik. Yamukluk. Engebe. Düzgünsüzlük. Pürüz. Seviye farkı.

Unearned : Çalışarak kazanılmamış. Havadan kazanılmış. Haksız. Havadan. Hak edilmemiş. Kazanılmamış. Çalışmadan kazanılmış.

Uneventful : Sessiz sakin biçimde. Sakin. Hadisesiz. Sorunsuz seyreden. Olaysız.

Unearned increment : Çalışarak kazanılmamış kazanç (ör. gayrımenkul kiraları, birikimlerin faizi, vb.). Şerefiye. Gayrimenkuldeki değer artışı. Çalışılarak hakedilmemiş kazanç. Bir gayrimenkulde masraf yapılmaksızın ortaya çıkan değer artışı. Kendi emeği ile kazanılmamış kıymet artışı. Kazanılmamış kıymet artışı. Çalışılarak kazanılmamış kar.

 

Unearned income : Haksız kazanç. Havadan kazanılan para. Kira geliri. Faiz, kira ve kar payı gibi kişinin doğrudan emek harcamadan elde ettiği gelirler. bk. öndelik. Rant. Kazanılmamış gelir. Yatırım geliri. Faiz geliri.

İngilizce Uneven Türkçe anlamı, Uneven eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uneven ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trapezia : Trapez kemiği. İkizkenar yamuk (amerikan ingilizcesi).

Blow hot and cold : Kararsız olmak. Bir dediği bir dediğine uymamak. İki seçenek arasında gidip gelmek. Daldan dala atlamak. Değişme. Bir dediği diğerini tutmama. Yanar-döner. Sık sık fikir değiştiren. Fikir değiştirme.

Audacious : Gözüpek. Cesur. Yüzsüz. Cüretli. Korkusuz. Atılgan. Arsız. Atak. Gözü pek. Saygısız.

Brainsick : Akli dengesi yerinde olmayan. Aklen dengesiz. Deli. Dengesiz (kimse). Çılgın. Kaçık. Yarı akıl hastalığı. Beyinsel özürlü.

Scratchier : Cızırtılı. Gıcırtılı. Kargacık burgacık. Kaşınan. Kaşındıran. Derme çatma. Gelişigüzel. Kaşıntılı.

Bumpier : Bozuk. Yamru yumru. Sarsıntılı. Tümsekli.

Rougher : Cilasız. İşlenmemiş. Kulak tırmalayıcı. Açık saçık. Hoyrat. Taslak halinde olan. Rahatsız edici. Müstehcen. Dalgalı. Zor.

Unparallel : Hizaya sokulmamış. Paralel olmayan.

Erratic : Sebatsız. Birden değişiveren. Seyyar. Sapkın. Hareketleri düzenli olmayan. Düzenli hareket olamayan. Tuhaf.

Bevelled : Konik. Pahlı. Pahlanmış. Eğimli. Şevli. Şev.

Uneven synonyms : curly grained, unsmooth, wavy grained, out of true, pebble grained, inequable, changeful, alternant, trapezoid, trapezium, erratics, patchy, dubious, remittent, malfunctioned, jagged, scraggy, barbarous, asper, deceits, skewed, inequilateral, checkered, blowsy, agee, contorted, cross grained, non uniform, confused, bumpy, camously, untrue, gnarliest.

 

Uneven zıt anlamlı kelimeler, Uneven kelime anlamı

Even : (sayı) çift. Çift. Düzlemek. Düzleştirmek. Tesviye etmek. Düz olmak. Düzletmek. Hatta. Düzleşmek.

Variability : Değişebilirlik. Değişken olma durumu. Döneklik. Kararsızlık. Eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Değişkenlik. Bir dizi puanın genişlik, dörtte bir sapma ve ölçünlü sapma gibi ölçülerle dizi içindeki yayılma miktarı. Değişebilme.

Unevenness : Eğrilik. Yamukluk. Pürüzlülük. Eşitsizlik. Pürüz. Engebe. Düzgünsüzlük. Seviye farkı. Arıza.

Uneven antonyms : smooth, steady, equal.

Uneven ingilizce tanımı, definition of Uneven

Uneven kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Uneven ground. Rough. Not level. Not even. As, an uneven road or way. Not uniform.