Planed türkçesi Planed nedir

  • Rendelenmiş.
  • Planyalanmış.
  • Rendeli.

Planed ingilizcede ne demek, Planed nerede nasıl kullanılır?

Planed forms : Engebeli yereylerin, dışgüçlerin aşındırma, sürükleme ve biriktirme işleri sonunda azıcık dalgalı ya da aşağı yukarı düz bir görünüş kazanmış yeni biçimleri. Düzleşmiş yer biçimleri.

Aquaplaned : Deniz kızağı. Su kayağı yapmak. Suda kaymak. Suda yol tutmamak. Kaymak (ıslak zeminde). Su kızağı. Kızaklamak. Su kayağı.

Deplaned : Uçağın tahliyesi. Uçaktan inmek. Uçaktan indirmek.

Enplaned : Uçağa bindirmek. Uçağa binmiş. Uçağa yüklemek. Uçağa binmek.

Volplaned : Süzülmek. Motoru kapatarak havada uçmak. Süzülme.

Plane angle : Basit açı. Düzlem açı. Düzlem açısı.

Plane of symmetry : Simetri düzlemi. Bir kristali, oylumca iki salt eşit parçaya ayıran düzlem. Bir nesneyi bir yarısı ötekinin ayna bakışımlısı olan iki parçaya ayıran sanal düzlem. Fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bakışım düzlemi.

Plane curve : Düzlemsel eğri. Düzlem eğri.

Plane of polarization : Ucaylanma düzlemi. Doğrusal ucaylı ışık dalgasının, elektriksel yönleci doğrultusuna dik olan bakışım düzlemi. Kutuplanma düzlemi. Polarma düzlemi. Polarizasyon düzlemi. Ucaylanım düzlemi. Kutuplama düzlemi. Polarlama düzlemi.

 

Plane of reflection : Yansıma düzlemi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bakışım işlemleri arasında yer alan yansıma noktalarını, bir düzlemin öbür yanında eş uzaklıktaki karşıtlarını bulma işlemini saptayan düzlem.

İngilizce Planed Türkçe anlamı, Planed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biplane : Çifte kanatlı uçak. Çifte kanatlı. İki kanatlı uçak. Çift kanatlı uçak. Çift satıhlı uçak. Çiftkanatlı uçak.

Accelerator : Sempatik sinir. Kauçuk vulkanizasyonu oranını hızlandıran bir madde. Akseleratör. Elektron, proton, döteron, alfa parçacığı gibi yüklü parçacıklara çok yüksek kinetik enerji aktaran düzenek. İvdireç. Hızlandırıcı. İvmelendirici. Herhangi bir organın çalışmasını veya kimyasal bir olayın hızını artıran ilaç veya madde. İvdirici. İvmeç.

Pod : Balina sürüsü. Koza. Baklamsı meyve. Kokon. Tek karpelden meydana gelen, olgunlukta hem sırt hem de karın hattı boyunca açılan kuru meyve. Kabuklanmak (tohum). Fok sürüsü. Kapsül. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Baklagillerde tohum zarfı.

Dressed : Özenle giyinmiş. Yontulmuş. İşlenmiş. Giysiler giyinmiş. Giyimli. Elbiseler giyinmiş. Aharlı. Giyinmiş. Çaplanmış.

Monoplane : Tek satıhlı uçak. Tek kanatlı. Tek düzlemli uçak. Tekkanatlı uçak. Tek kanatlı uçak. Bir çift kanadı olan uçak.

Throttle : İstimi kesmek. Boğazlamak. Boğazını sıkmak. Kelebek. Boğmak. Gazı kesmek. Gırtlaklamak. Kısmak (gaz vb.). Klapeyle bir şeyin akışını kısmak. Gazı kısmak.

 

Bonnet : Motor kapağı. Şapka. Bone. Kaporta. Başlık. Kep. Kaput. Kapak. Bağcıklı bone. Başlık giydirmek.

Landing gear : Konma vitesi. İniş takımı. Uçağın tekerlekleri.

Amphibious aircraft : Hem karada hem suda çalışan uçak.

Fighter aircraft : Savaşması için tasarlanmış uçak. Avcı uçağı. Av uçağı. Düşman uçaklarını düşürmek ve bombardıman uçaklarını korumak için tasarlanmış uçak. Savaş uçağı. Bombardıman uçağı.

Planed synonyms : jet propelled plane, multiengine plane, inferior planet, jovian planet, tanker plane, major planet, multiengine airplane, gas giant, propeller plane, radar dome, hangar queen, outer planet, heavier than air craft, fuel pod, terrestrial planet, delta wing, airliner, heavenly body, celestial body, morning star, hydroplane, jet, radome, fuselage, accelerator pedal, ski plane, gas, hood, gun, seaplane, phosphorus, amphibian, attack aircraft.

Planed zıt anlamlı kelimeler, Planed kelime anlamı

Disarrange : Bozmak. Karıştırmak. Dağıtmak. Düzeni bozmak. Düzenini bozmak. Dağınıklık.

Displeased : Gücenmiş. Hoşnutsuz. Gücendirilmiş. Kırgın. Gücendirilen. Memnuniyetsiz. Dargın.

Discontented : Hoşnutsuz. Tedirgin. Memnuniyetsiz.

Planed antonyms : deglycerolize.