Planetary precession türkçesi Planetary precession nedir

  • Gezegen presesyonu.
  • Yer ekseninin yaptığı devinmede gezegenlerin etkisine düşen pay.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Gezegen devinmesi.

Planetary precession ingilizcede ne demek, Planetary precession nerede nasıl kullanılır?

Planetary : Gezegenlere ait. Gezegenlerle ilgili. Gezegen. Gezgin. Dünya. Dünyevi. Dünyasal. Gezginci. Gezegenlere özgü. Gezegensel.

Precession : Yer'in dönme ekseninin ortalama kutup çevresinde ağır ağır dönmesi; başka deyimle topacın kafa sallamasını andıran bir koni devimi yapması. bu olayın sonucu olarak ilkbahar noktası her yıl 50", 26 geriye kayar. Bir eksen çevresinde dönen bir cismin, dönme eksenine dik bir kuvvet çifti etkisinde kalınca dikleşik bir üçüncü eksen çevresinde dönmeye başlaması. Devinme olayı. Fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Yalpa. Ekseni çevresinde dönmekte olan nesnenin, eksen doğrultusunu pek değiştirmeden ancak küçük bir açıda yaptığı tarama. Yalpalama.

Planetary gear : Peyk dişli. Güneş dişlisi grubu. Uydu dişli. Biri durağan, ikisi devingen üç dişliden oluşan dişli aktarma. Gezer dişli. Gezegen dişli. Planet dişli. Güneş. Planeter dişli. Uydu dişli dizgesi.

Planetary nebula : Gezegensi bulut. Gezegence bulutsu. Gezegen görünüşünde, düzgün biçimli, ışık veren gazbulutsu.

 

Planetary system : Güneş ve gezegenleri içine alan dizge. Gezegenler dizgesi. Gezegenler sistemi.

Annual precession : Yıllık presesyon. Yıllık bahar devinimi.

İngilizce Planetary precession Türkçe anlamı, Planetary precession eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planetary precession ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Absolute parallax : Başka yıldızlarla bağlantı kurmadan üçgenölçümsel olarak belirlenen ıraklık açısı. Salt ıraklık açısı.

Absolute value : Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Saltık değer. Salt değer. Mutlak değer.

Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.

Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Altair : Uçucu (a aql). Eltair. Kartal'ın a yıldızı. Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı.

Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.

Accidental error : Tesadüfi hata. Rasgele yanılgı. Arızi hata. İstemeyerek yapılan hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Rastlantısal hata. Rasgele hata.

Planetary precession synonyms : aerolite, acceleration due to gravity, albedo, airglow, absorptive power, accuracy.