Planetary türkçesi Planetary nedir

  • Gezegen.
  • Dünyevi.
  • Dünyasal.
  • Gezginci.
  • Gezegenlere ait.
  • Gezegensel.
  • Seyyar.
  • Dünya.
  • Yıldız.
  • Gezgin.
  • Gezegenlerle ilgili.
  • Gezegenlere özgü.

Planetary ile ilgili cümleler

English: What is a planetary year?
Turkish: Gezegen yılı ne demek?

Planetary ingilizcede ne demek, Planetary nerede nasıl kullanılır?

Planetary gear : Gezegen dişli. Uydu dişli. Planeter dişli. Güneş dişlisi grubu. Biri durağan, ikisi devingen üç dişliden oluşan dişli aktarma. Gezer dişli. Peyk dişli. Uydu dişli dizgesi. Güneş. Planet dişli.

Planetary nebula : Gezegence bulutsu. Gezegen görünüşünde, düzgün biçimli, ışık veren gazbulutsu. Gezegensi bulut.

Planetary precession : Gezegen presesyonu. Gezegen devinmesi. Yer ekseninin yaptığı devinmede gezegenlerin etkisine düşen pay.

Planetary system : Güneş ve gezegenleri içine alan dizge. Gezegenler sistemi. Gezegenler dizgesi.

Differential planetary pinion : Diferansiyel uydu dişlisi.

The planet venus : Güneş sistemimizdeki gezegenlerden biri. Venüs gezegeni.

Interior planet : Dünya ile güneş arasındaki herhangi bir gezegen. Yörüngesi yer yörüngesinin içinde kalan gezegen (merkür, venüs). İç gezegen.

Be born under a lucky planet : Ağzında gümüş kaşıkla doğmak. Şanslı bir gezegende doğmak. Şanslı doğmak.

The planet jupiter : Jüpiter gezegeni. Güneş sistemimizdeki en büyük gezegen.

 

Planetarium : Yıldızlık. Gök olaylarını, yıldızların, güneş, ay ve gezegenlerin konumlarını devinmelerini küresel bir kubbe içinde izdüşürücülerle gösteren yapı. Gökevi. Planetaryum.

İngilizce Planetary Türkçe anlamı, Planetary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Planetary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asterisk : Yıldız imi. Yıldız işareti (*). Yıldız işareti.

Explorer : Açımcı. Kaşif. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Araştırıcı. Windows gezgini. Araştırmacı. Keşif yapan kişi. Dolaşan kimse (keşifte bulunmak amacıyla). Eksploratör.

Peripatetic : Aristo felsefesini izleyen kimseye. Gezici. Gezimciliğe ait (aristo). Aristocu. Fazla ayrıntılı. Aristoteles felsefesini izleyen. Gezimciliğe ait.

Aster : Saraypatı. Yıldız çiçeği. Dalya. Saray patı. Hücre bölünmesi sırasında görülen ve sentriyolden dışa uzanan yıldız şeklindeki mikrotüpçük sistemi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aster. Pat. Yıldız biçimli hücre.

Ambulatory : Kemerli yol. Bozulabilir. Gezinti yeri. Gezici. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Gezilecek yer. Ayakta tedavi edilen. Geri dönülebilir. Gezilebilir.

Ambulant : Gezici. Hastanın yatmasını gerektirmeyen. Ayakta. Ambülan. Ayakta tedavi edilen. Yürür durumda olan hasta.

Cosmo : Evren. Kainat. Kozmo.

Laically : Dinsel olmayan bir şekilde. Laik tarz. Laik bir şekilde. Laik olarak.

Wanderers : Amaçsızca dolaşan kimse. Başıboş dolaşan kimse. Oradan oraya göçen kişi. Göçmen kişi. Gezgin kişi. Aylak. Göçebe. Avare.

 

Planetary synonyms : planetal, etoile, migratory, fleshlier, pedlars, realm, ambulatories, telluric, wanderings, mobile, north, screen star, emigratory, laic, sidereal, mundane, passengers, terrene, earthiest, passenger, globes, gadder, globe, globetrotter, dahlia, natures, earthier, ace, gadders, fleshly, planet, nature, norths.

Planetary zıt anlamlı kelimeler, Planetary kelime anlamı

Settled : Şenelmiş. Değişmez. Sürekli. Yerleşmiş. Devamlı. Yerleşik. Düzenli. Ödenmiş. Meskã»n. Kararlı.

National : Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Yurttaş. Uyruk. Nasyonel. Milli. Ulusal. Vatandaş.

Planetary ingilizce tanımı, definition of Planetary

Planetary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Planetary motions. Planetary year. Of or pertaining to the planets. As, planetary inhabitants.