Interior planet türkçesi Interior planet nedir

  • Uzay alanında kullanılır.
  • İç gezegen.
  • Dünya ile güneş arasındaki herhangi bir gezegen.
  • Yörüngesi yer yörüngesinin içinde kalan gezegen (merkür, venüs).

Interior planet ingilizcede ne demek, Interior planet nerede nasıl kullanılır?

Interior : İçerideki. İçerisi. İçten. İç. İç kesim. Dahili. İçteki. İç yerler. İnteryor.

Planet : Seyyare. Güneşin çevresinde ve onun çekim alanı içinde dolanan, dokuz gökcisminden her biri. Güneş çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan gökcisimlerinin ortak adı. duran yıldızlara göre sürekli olarak yer değiştirirler. Coğrafya, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Bir yandan kendi ekseni üzerinde dönen, öte yandan da belli bir yörünge boyunca bağlı olduğu dizgenin özeği olan yıldız çevresinde dolaşan gökcismi. Gezegen.

Interior alternate angles : İç terseş açılar.

Interior angle : İçaçı. İç açılar. İki doğruyu kesen bir başka doğrunun oluşturduğu içteki dört açıdan biri. İç açı. Geometrik bir şeklin iç açıları.

Interior angles : Geometrik bir şeklin iç açıları. İç açılar. İççapraz açılar.

Interior decoration : İç dekorasyon. İç mimari. İçmimarlık.

İngilizce Interior planet Türkçe anlamı, Interior planet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interior planet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Absolute orbit : İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge. Salt yörünge.

Airglow : Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı. Gök aydınlığı.

Absorptive power : Emme veya soğurma eğilimi. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emebilme gücü veya kapasitesi. Soğurma gücü. Emici güç. Boya alış gücü.

Absorption line : Soğurma çizgileri. Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler.

Accuracy : Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Titizlik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Kesinlik. Dikkat. Doğruluk. Tamlık. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Sağıllık.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Absolute value : Salt değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Saltık değer. Mutlak değer.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Accidental error : Arızi hata. Tesadüfi hata. Rastlantısal hata. Rasgele yanılgı. İstemeyerek yapılan hata. Dizgeli herhangi bir etki dışında, kurala ve düzene bağlı olmadan yapılan ölçü yanılgısı. Rasgele hata.

Interior planet synonyms : absolute brightness, altair, absolute parallax, aerolite, acceleration due to gravity, albedo.