Plate meristem türkçesi Plate meristem nedir

  • Bir düzlemde büyüyen paralel hücre tabakalarından oluşan meristem.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Plak meristemi.

Plate meristem ingilizcede ne demek, Plate meristem nerede nasıl kullanılır?

Plate : Levha yapmak. Tabak. Kaplamak. Sac. Levha kaplamak. Altın kaplamak. Zırhla kaplamak. Levha. Plaka. Klişe yapmak.

Meristem : Bürgendoku. Büyümenin başladığı hücreli doku. Bürgen doku. Sürgendoku. Meristem. Sürekli olarak bölünebilme yeteneğine sahip hücrelerin oluşturduğu embriyonik doku. Sürgen doku.

Plate application : Kırığın operatif tedavisi için metalden hazırlanmış, vidayla tutturulan plakaların kırık kemik parçalarına uygulanması. Plak uygulaması.

Plate current : Eksicik borularında birkaç binde ampere'e ulaşan üst-üşek çevrimi akımı. Anot alamı. Anot akımı. Plaka akımı. Üst-üşek akımı.

Plate dissipation : Anot kaybı. Anot yitimi. Bir eksicik borusunun üst-üşeğinde oluşan güç yitiği. Üst-üşek yitirimi.

Plate efficiency : Anot verimi. Üst-üşek verimi. Bir eksicik ışını borusunun üst-üşek çevrimindeki dalgalı gücün, düz akım güç girdisine oranı.

İngilizce Plate meristem Türkçe anlamı, Plate meristem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plate meristem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Plate meristem synonyms : aardvark, a chromosome, aardvarks, abramis zone, a protein, abambulacral area.