Playsuits türkçesi Playsuits nedir

  • Oyun elbisesi.
  • Spor elbisesi.

Playsuits ingilizcede ne demek, Playsuits nerede nasıl kullanılır?

Playsuit : Oyun elbisesi. Spor elbisesi.

Plays : Bahis yapmak. Çalmak (müzik terimi). Kımıldamak. Canlandırmak (tiyatro terimi). Tutmak ( ye). Numarası yapmak. Tutmak. Oyunlar. Oynaşmak. Oynamak.

Byplays : Esas faaliyetten ayrı ikinci bir faaliyet (genellikle bir oyun içindeki bir bölüm). Yan hikaye. Tali plan.

Displays : Gözler önüne sermek. Büyük puntolarla basmak. Açığa çıkarmak. Gösteriş yapmak. Göstermek. Göz önüne sermek. Sergilemek. Teşhir etmek.

Downplays : Vurgusunu azaltmak. Önemsiz gibi göstermek. Vurgusuzlaştırmak. Önemsizleştirmek. Önemsiz gibi lanse etmek. Önemini azaltmak. Önemsiz göstermek.

Photoplays : Filme alınan oyun.

Gunplays : Topçu savaşı. Topçu ateşi.

Refreshing displays : Ekranları tazelemek.

Replays : (maç) tekrarlamak. Tekrar oynanan maç. Tekrarlama maçı. Tekrar çalmak. Yeniden çalmak. Yeniden oynamak (maç).

Foreplays : Peşrev. Ön sevişme. Cinsel ilişkiden önce oynaşma. Önsevişme. Ön oyun.

İngilizce Playsuits Türkçe anlamı, Playsuits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Playsuits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turnout : Tali yol. Sapak. Yol ayrımı. Katılım. Katılım oranı. Grev. Kıyafet. Giyiniş. Ürün. Üretim.

 

Getup : Format. Kıyafet. Kılık. Moda (argo terim). Tertip. Dış görünüş (argo terim). Kıyafet (argo terim). Giysi. Yapılış. Stil.

Outfit : Türküm. Geminin donatılmasında kullanılan her tür araç, gereç ve yiyecek. Teçhizat. Donatım. Takım. Gereçler. Araç gereç. Gemi donatımı. Malzeme.

Rig : Uyduruvermek. Teçhiz etmek. Süslemek. Düzmece bir şekilde kurmak. Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak). Hile ile yönetmek. Giydirmek. Hile karıştırmak. Teçhizat. Allayıp pullamak.

Playsuits synonyms : playsuit.