Plentiful türkçesi Plentiful nedir

Plentiful ile ilgili cümleler

English: A buyers' market is a market in which goods are plentiful, buyers have a wide range of choices, and prices are low.
Turkish: Bir alıcı piyasası malların bol olduğu, alıcıların çok çeşitli seçimlere sahip olduğu, ve fiyatların düşük olduğu bir piyasadır.

English: Wolves live in areas where game is plentiful.
Turkish: Kurtlar av hayvanlarının çokça bulunduğu bölgelerde yaşar.

English: We have a plentiful supply of water.
Turkish: Bol miktarda suyumuz var.

Plentiful ingilizcede ne demek, Plentiful nerede nasıl kullanılır?

As plentiful as : Kadar çok.

Plentifully : Bolbol. Verimli bir şekilde. Yetecek kadar. Bolca.

Plentifulness : Bolluk. Çokluk. Bereket. Bereketlilik.

Plenties : Pek çok. Bir yığın. Bereketli. Çokluk. Bereket. Bolluk. Ganilik. (pek) çok. (pek) bol. Mebzuliyet.

Plentitude : Çokluk. Eksiksiz. Bereket. Tamlık. Bolluk. Bütünlük.

Has plenty : Fazlasıyla var. Fazlasıyla sahip. Başka bir şey istemiyor.

Plenteousness : Bolluk. Bereket. Bereketlilik.

Horn of plenty : Bolluk. Bereket boyunuzu. Bereket boynuzu. Bolluk sembolü.

Plenty : Çokluk. Bereket. (pek) çok. Pek çok. Bolluk. Bol miktar. Mebzuliyet. Bereketli. Ganilik. Bir yığın.

 

Land of plenty : Bolluk ülkesi.

İngilizce Plentiful Türkçe anlamı, Plentiful eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plentiful ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amply : Bolca. Bol bol yetecek kadar. Kafi miktarda. Fazlasıyla. Gırla. Yeter derecede. Çokça. Ferah ferah.

Bountifully : Fazla fazla. Bolca. Cömertçe.

Foody : Meyveli. Yenebilir. Yemeğe düşkün veya dünya mutfağına ilgi duyan kimse. Yenilebilir. Gurme. Ağzının tadını bilen.

Copious : Pek çok. Üretken. Dağarcığı geniş. Anlamlı. Çok bol. Bol (çok).

A great number of : Oldukça çok. Çok sayıda. Bir sürü. Epey.

Abundant : Gür (saç). Dolu (bol). Gani. Feyizli. Dolu. Külli.

Abundantly : Çok miktarda. Ferah ferah. Bolca. Gani gani. Buram buram. Gırla. Bol miktarda. Fazlasıyla. Çokça.

A lot : Fena halde. Şiddetle. Hayli. Birçok. Pek çok. Çok fazla. Fena. Pek. Buram buram.

A good deal : Bir hayli. Hayli. Büyük miktarda. Birçok. Hatırı sayılır miktarda. Bir çok. Oldukça çok. Pek çok. İyi iş.

Effective : Etkili. Etkileyici. Efektif. Etken. Geçerli. Sökmek. Etki yaratan. Geçerli olan. Yürürlükte olan.

Plentiful synonyms : in armfuls, blessed, a great many, copiously, baggiest, caboodle, a whale of a lot, fatly, affluents, generous, charitably, exuberant, affluence, fertilised, fertile, acres and acres, above, expansively, generously, lavishly, ample, abysmal, a world of, fructuous, fruitful, ampler, prolific, amplest, superabundant, handsomely, loamier, cornucopiate, fattest.

Plentiful zıt anlamlı kelimeler, Plentiful kelime anlamı

Scarce : Nadir. Zor bulunur. Az bulunur. Az. Zoraki. Kıt. Seyrek. Eksik. Sınırlı.

Plentiful ingilizce tanımı, definition of Plentiful

Plentiful kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Copious. As, a plentiful harvest. A plentiful supply of water. Ample. Abundant. Containing plenty.