Plenties türkçesi Plenties nedir

Plenties ingilizcede ne demek, Plenties nerede nasıl kullanılır?

Plentiful : Verimli. Külliyetli. Bol bol. Çok. Bereketli. Bol. Mebzul. Mahsuldar.

Plentifully : Bolbol. Verimli bir şekilde. Bolca. Yetecek kadar.

Plentifulness : Bereket. Bolluk. Bereketlilik. Çokluk.

Plentitude : Bolluk. Çokluk. Tamlık. Bereket. Bütünlük. Eksiksiz.

As plentiful as : Kadar çok.

Has plenty : Başka bir şey istemiyor. Fazlasıyla var. Fazlasıyla sahip.

Plenty of : Bir dolu. Pek çok. Bol miktarda. Bol. Hayli. Çok. Bolca. Yığınla.

Plenteousness : Bereketlilik. Bolluk. Bereket.

Aplenty : Bol bol. Bolca.

Land of plenty : Bolluk ülkesi.

İngilizce Plenties Türkçe anlamı, Plenties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Plenties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ampleness : Etraflılık. Genişlik. Büyüklük.

Bountifulness : Gürlük. Cömertlik.

Cornucopian : Boynuz biçimli süsleme ile ilgili. Boynuz biçiminde. Bol. Bereket boynuzuna ait veya ile ilgili (boynuz biçimli kap).

A great deal of : Birçok. Epey.

Time of life : Ömür. Yaşam süresi. Yaş.

Commonness : Sıradanlık. Adilik. Bayağılık. Bol bulunma.

Umteen : Çok sayıda. Sayısız. Bir hayli. Pek çok sayıda. Birçok. Çok. Sayılamayacak kadar çok.

 

A whale of a lot : Çok.

Depth : Engin. En derin nokta. Derinlik. Ahlak azlığı. Umman. Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni. Derin yer. Dip. Bilinçaltı.

Plenties synonyms : 1920s, mid twenties, a whole lot of, bunce, cornucopia, fulness, beaucoups, decade, frequency, abundant, feracious, fertilities, benisons, abundance, bundle, greatness, decennary, maturity, fruitful, fertility, blessed, foody, bounteousness, heaviness, fatter, benison, countless, a wodge of, fullness, cornucopiate, fattest, effusion, plenty.