Pleural türkçesi Pleural nedir

  • Göğüszarı (ile ilgili).
  • Plevral.
  • Plöral.
  • Göğüs zarına ilişkin.
  • Göğüszarıyla ilgili.

Pleural ingilizcede ne demek, Pleural nerede nasıl kullanılır?

Pleural cavity : Akciğerlerin yer aldığı vücut boşluğu. plöral boşluk. Plevra boşluğu. Göğüs boşluğu.

Pleural effusion : Göğüs boşluğunda sıvı toplanması. Plevral effüzyon. Plevral efüzyon. Plöral effüzyon.

Pleural frictional sounds : Bilhassa plöritis sikada görülen, yangılanmış, pürüzlü göğüs zarı yapraklarının bir birine sürtünmesiyle oluşan ses. karın üstünde lastik ayakkabıyla yürürken çıkan ses veya iki sürtünmesinden çıkan sese benzer. Plöral sürtünme sesleri.

Pleuralgia : Plöralji. Göğüs zarı ağrısı, plörodini.

Extrapleural : Ekstraplevral. Ekstraplöral. Göğüs zarı boşluğunun dışında olan.

Pleura : Göğüszarı. Plöra. Akciğer zarı. Göğüs boşluğunu örten ve akciğerleri saran seröz zar, plöra. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Göğüs boşluğunu astarlayan ve akciğeri saran seroza zarı. göğüs zarı. Göğüs zarı. Plevra.

Pleurisy : Göğüs zarı iltihabı. Plörazi. Plevra iltihabı. Akciğer zarı iltihabı. Satlıcan. Zatülcenp. Göğüs zarı yangısı. Plörezi. Plöritis.

Hemopleura : Hemoplöra. Hemotoraks.

 

Intrapleural pressure : İntraplöral basınç. Göğüs kafesinin içinde, akciğerlerin dışında bulunan, parietal ve viseral plöral zarı arasındaki basınç. istirahatte -4 mmhg civarındadır. bu basınç akciğerlerin büzülme eğilimini engelleyerek akciğerlerin göğüs boşluğunu doldurmasını sağlar, intraplöral basınç. Göğüs içi basınç.

Splanchnopleura : Splanknoplevra. Sölom epitelinin bağırsağı çevreleyen iç bölgesinin adı. Splanknik mezoderm. Splanknoplöra. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Pleural ingilizce tanımı, definition of Pleural

Pleural kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the pleura or pleuræ, or to the sides of the thorax.