Plum türkçesi Plum nedir
- Bonbon.
- Can atılan şey.
- Erik.
- En iyisi.
- Beklenmedik kazanç.
- Arzulanacak şey.
- Kıyak iş.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Gülgiller (rosaceae) familyasından, yaprakları basit, yenen etli ve sulu bir meyvesi olan, yapraklarını döken, ağaç ya da çalı şeklinde bitkilerin genel adı.
- Kuşüzümü.
- İkramiye.
- [#şeker Şekerleme].
- Ballı lokma.
Plum ile ilgili cümleler
English: Ali is a plumber.
Turkish: Ali bir tesisatçı.
English: Call a plumber.
Turkish: Bir tesisatçı çağırın.
English: Ali was a plumber.
Turkish: Ali bir tesisatçıydı.
English: Ali is a self-employed plumber.
Turkish: Ali serbest çalışan bir tesisatçıdır.
English: I haven't cut down the plum tree yet.
Turkish: Erik ağacını henüz kesmedim.
Plum ingilizcede ne demek, Plum nerede nasıl kullanılır?
Plum sawfly : Erik yaprakarısı. Meyveyi oluşum sırasında kurtlandırıp dökerek özellikle caneriği bahçelerine büyük zarar veren zarkanatlı böcek.
Plum tree : Erik ağacı.
Cherry plum : Kirazeriği.
Damson plum : Mürdümeriği. Mürdüm eriği.
French plum : Kuru erik. Erik kurusu.
Plumb line : Çekül. Çekül sicimi. Şakul. Çekül doğrusu. İskandil ipi.
Plumage : Tüyler (kuş). Kuş tüyleri. Kuşun tüyleri. Tüyler (kuşa ait). Süslü elbise. Tüylü elbise.
Wild plum : Çakaleriği.
Plumb bob : İskandil veya şakul ucundaki ağırlık. Şakul topuzu. Çekülün ucuna bağlı olan kurşun.
Plumb level : Sarkaç düzeç. İpli düzeç. Tesviyeruhu. Sarkaç terazi.
İngilizce Plum Türkçe anlamı, Plum eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brittle : Nazik. Kolay kırılır. Gücenen. Kırılgan. Gevrek. Narin. Hassas. Kolayca kırılan. Atılgan. Çabuk bozulan.
Indemnity : Koruma. Kefalet. Garanti. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zarar ödemesi. Herhangi bir zarara yol açan kişinin bu zararı karşılaması için ödemesi gereken para. Güvence. Teminat. İşçilerin belirli ücretleri dışında kendilerine verilmekte olan dinlence, bayram ücretleri, güvence ve yaşlılık vb. karşılığı ödemeler.
A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.
Fruit tree : Meyve ağacı.
Emolument : Ücret. Aylık. Aylık (maaş vb). Hizmet karşılığı ödenen her türlü resmi olmayan ücret ve ek ödemeler. Temettü. Gelir. Kazanç. Maaş. Vergin.
Butterscotch : Karamela. Şeker ve tereyağı ile yapılan bir tür tatlı.
Myrobalan : Bir tropikal ağaç meyvesi (kiraz eriği olarak da bilinir). Mirobalan.
Greengage : Yeşil erik. Frenkeriği. Bardakeriği.
Confetto : Tatlı.
Plum synonyms : wild plum tree, common plum, sierra plum, prunus domestica, pacific plum, prunus nigra, prunus insititia, prunus mexicana, canada plum, genus prunus, prunus subcordata, myrobalan plum, big tree plum, prunus salicina, prunus cerasifera, bonbon, abramis zone, bonuses, wild plum, emoluments, bounty, plumb, sweetmeat, comfits, perquisite, goody, taffies, abambulacral area, confectionary, best of all, abo blood groups system, gratuity, blackcurrants.
Plum ingilizce tanımı, definition of Plum
Plum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the tree itself, usually called plum tree. A good or choice thing of its kind, as among appointments, positions, parts of a book, etc. Something likened to a plum in desirableness. The edible drupaceous fruit of the Prunus domestica, and of several other species of Prunus.

Bu kısımda Plum kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plum ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plum anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plum ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.