Brittle türkçesi Brittle nedir

  • Kıtır kıtır.
  • İnce.
  • Gücenen.
  • Atılgan.
  • Narin.
  • Hassas.
  • Kırılgan.
  • Bonbon.
  • Gevrek.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Şekerleme.
  • Kolayca kırılan.
  • Çabuk bozulan.
  • Nazik.
  • Kolay kırılır.

Brittle ingilizcede ne demek, Brittle nerede nasıl kullanılır?

Brittle behaviour : Gevrek davranım. Gevrek davranış.

Brittle fracture : Kılcal çatlaklar. Gevrek kırılım. Gevreklik kırılması. Gevrek kırılma.

Brittle material : Kırılgan malzeme. Kırılgan gereç. Gevrek malzeme. Gevrek gereç.

Brittle rupture : Gevreklik kırılması.

Brittle silver ore : Gevrek gümüş cevheri.

Brittleness : Gevreme. Filmin, jelatinindeki nemin ve esnekleştirici özdeğin yitimi sonucu kolaylıkla kırılabilir duruma gelmesi. Kırılganlık. Gevreklik. Kimya, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Düşük gerilim uygulanan bir metal ya da alaşımın, biçiminde önemli değişiklikler olmadan kırılma eğilimi göstermesi.

As brittle as : Kadar kolay kırılır.

Brittles : Kıtır kıtır. İnce. Şekerleme. Kırılgan. Kolayca kırılan. Hassas. Bonbon. Nazik. Narin. Gevrek.

Temper brittleness : Meneviş gevrekliği.

Brittlely : Kırılgan bir şekilde.

İngilizce Brittle Türkçe anlamı, Brittle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brittle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ballsy : Gözü pek. Cesur. Cüretli ve kendinden emin. Bayağı cesur. (müstehcen argo) taşaklı. Taşaklı. Atak.

Courteous : Hürmetkar. Çelebi. Saygılı. Kibar. Efendi. İncelikli. Seviyeli. Düzeyli.

Crispy : Canlandırıcı. Körpe. Kıvırcık. Zinde. Çıtır çıtır. Taze. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze). Kırışık.

Delicate : Nazlı. Hassas (konu). Düşünceli. İnce (iş). Güvenli. Tetik.

Goody : Nine. İyilik timsali. Sahte dindar. İlgi çekici şey. Tatlı. Yapmacık iyi kimse. Yaşlı kadın.

Brasher : Yüzsüz. Sırnaşık. New york eyaletinde yerleşim yeri. Küstah. Aceleci. Saygısız.

Attics : Tavanarası. Çatı odası. Sade. Doğru. Tavan arası. Atika ile ilgili. Çatı katı. Atinalılarla ilgili. Çatıarası oda.

Fervid : Hararetli. Hırslı. Yoğun. Şiddetli. Ateş gibi. İhtiraslı. Gayretli. Tutkulu. Hiddetli.

Plum : Kıyak iş. Kuşüzümü. En iyisi. İkramiye. Can atılan şey. Erik. Beklenmedik kazanç. Arzulanacak şey.

Crisped : Buruşmak. Çıtır çıtır. Kırışmak. Hışırdatmak. Gevrekleşmek. Gevretmek. Kıvrılmak. Gevrekleştirmek. Kıvırmak. Dalgalandırmak.

Brittle synonyms : unannealed, brickly, dare devil, smashable, comfits, bonbon, brickle, crunchier, actinolite, exquisite, frail, dainty, unhardened, bold, taffies, adventuresome, finespun, brashes, fairer, chivalrous, confectioneries, additional support, cracker, sweetmeat, brittles, eggshell, aggressive, civil, bonbons, crunchiest, civilest, crisping, delicates.

Brittle zıt anlamlı kelimeler, Brittle kelime anlamı

Unbreakable : Kırılmaz. Ehlileşmez. Bozulamaz. İşlenemez (toprak).

Tempered : Su verilmiş. Akort etmek. Ahenkli. Sertleştirilmiş. Tavlı. Menevişli. Kıvamına getirmek. Tavlanmış (demir veya çelik). Sertleşmek (çelik). Kıvamlı.

Brittle ingilizce tanımı, definition of Brittle

Brittle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not tough or tenacious. Easily broken. Fragile. Apt to break.