Goody türkçesi Goody nedir

Goody ile ilgili cümleler

English: I can't stand those goody-goody types.
Turkish: Şu iyilik timsali tiplere dayanamam.

Goody ingilizcede ne demek, Goody nerede nasıl kullanılır?

Goodyear : Soyadı. Arizona eyaletinde şehir. Amerikalı mucit. Charles goodyear (1800-60). Vulkanize eden kauçuk sürecinin geliştiricisi.

Good afternoon : Tünaydın. İyi akşamlar.

Good agriculture practices : İyi tarım uygulamaları. Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan karlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. iyi tarım uygulamaları avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır.

Good and : Tamamen. Çok. Fazlasıyla. Bütünüyle.

Good appetite : Afiyet olsun.

Good buy : Kelepir. Kazançlı alışveriş. Karlı alışveriş.

Good evening : İyi geceler. Hayırlı akşamlar. Akşamlar hayrolsun. İyi akşamlar.

Good at : Bir işte başarılı.

 

Good bye : Hoşçakal. Hoşça kal. Elveda. Güle güle. Görüşürüz!. Veda. Güle güle!.

Good breeding : Görgü. Terbiye. Nezaket.

İngilizce Goody Türkçe anlamı, Goody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aliment : Yiyecek. Aliment. Gıda. Yemek, gıda. Beslenme.

Sustenance : Besin. Gıda. Güç verme. Yardım. Süreklilik. Yiyecekler. Destek. Ayakta tutma. Maişet. Yaşatma.

Catnaps : Kısa hafif uyku. Kestirme. Şekerleme yapmak. Tavşan uykusu. (uyku) kestirmek.

Sweetmeat : Pasta.

Nectar : Tanrıların içkisi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Abıhayat. Tatlı ve güzel içecek. Nektar. Bitki özü. Çiçekli bitkilerde ve bazı yapraklarda bulunan, böcekleri, kuşları çeken ve tozlaşmaya yardımcı olan, tatlı, bitki öz suyu. Balözü. Balozu. Bal özü.

Candying : Şerbet içinde kaynatmak. Şeker. Çikolata. Şekerleme yapmak. Şekerlemek. Şerbet. Kristalleşmek. Şekerleme haline getirmek. Kristallenmek.

Kickshaw : Ufak tefek süs. Çerez. Değersiz şey. Küçük biblo. Abur cubur.

Crone : Kocakarı (argo terim). Acuze. Kocakarı.

Ass kisser : Kıç yalayıcı. Yalaka. Yağcı gibi olan kimse. Yaltakçı. (argo terim) dalkavuk. Yağcı.

Goody synonyms : victuals, choice morsel, bonbon, cummers, comfits, crones, confetto, butterscotch, jelly, grandams, toady, lackey, grandmas, cat nap, dainties, plum, sweet, nutriment, grandmothers, confections, brittle, agreeable, confectionary, candy, blancmanges, delicacy, grannie, nourishment, sugarplum, savory, darling, savoury, grandames.

Goody zıt anlamlı kelimeler, Goody kelime anlamı

 

Evil : Canavar. Zarar. Felaket. İnsanın gereksinmelerine, çıkar ve dileklerine aykırı olan, bir topluma, bir toplumsal kümeye, bir kişiye zarar verici sayılan, özdeksel ya da tinsel bir nesnenin, bir olayın niteliği. Fena. Günahkar. Fenalık. Bela. Yermek. Kaza.

Goody ingilizce tanımı, definition of Goody

Goody kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Affectedly good. Often in the reduplicated form goody-goody. A low term of civility or sport. Usually in the pl. Goodwife. Weakly or sentimentally good. A bonbon, cake, or the like.