Sustenance türkçesi Sustenance nedir
- Süreklilik.
- Yaşatma.
- Besleyici maddeler (bir yiyeceğin içindeki).
- Rızk.
- Yardım.
- Gıda.
- Güç verme.
- Besleme.
- Maişet.
- Ayakta tutma.
- Besin.
- Besleyici değer.
- Yiyecekler.
- Destek.
Sustenance ingilizcede ne demek, Sustenance nerede nasıl kullanılır?
Sustentacular : Destekleyici.
Sustentaculum : Destek bağı. Sustentakulum. Destek bağ.
Sustentation : Besin. Yaşatma. Maişet. Sustantasyon. Geçim. Nafaka. Tutma. Besleme. Destekleme. Geçindirme.
Sustention : Tutma. Besleme.
Epitheliocytus sustentans : Sustentakular hücreler. Sertoli hücresi. Destek hücresi. Üst konka bölgesinin olfaktorik mukozasının epitel katmanında ve dilin lezzet tomurcuğunda yer alan üç hücre tipinden biri, sustentaküler hücreler. Destek hücreleri. Testiste tubuli seminiferi kontorti içerisinde yer alan, geniş yüzeyleriyle bazal zar üzerinde bulunan, uzun piramidal destek hücreleri. eşey hücrelerinin destekleme, koruma ve beslenmesi, fagositoz yapma, spermiyumların atılmasını sağlayan salgı oluşturma ve anti-mülleriyan hormon salgılama gibi görevleri vardır.
İngilizce Sustenance Türkçe anlamı, Sustenance eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sustenance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nutrients : Besin tuzları. Nütrient. Besinler. Besleyici öğeler. Yapı maddesi (biyoloji terimi).
Bearer : Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Tabut taşıyan. Meyve veren ağaç. Hamil. Bitki. Tabut taşıyan kişi. Tabut taşıyan kimse. Götüren.
Charge : Vazifelendirmek. Taarruz. Bilgi vermek. Harç. Yüklemek (enerji veya elektrik). Uyarmak. Yüklemek. Aydınlatmak. İtham etmek. Doldurmak.
Fares : Yol paraları. Yol parası. Bilet ücreti. Yolcu. Yolculuk ücreti. Yiyecek.
Adjuvant : Arttırıcı. Bir hastalığın ek tedavisi olarak kullanılan (tıp veya medikal terimi). Yardımcı olan. Cerrahi sonrası mikrometastazları yok etmeye yönelik yardımcı tedavi. Yardımcı. Yardım eden. Kolaylaştırıcı. Katma. Destekleyici.
Backup : Sıkışıklık. Yedekleme. Yardımcı olan. Onun yedeği olmaya hazır kişi ya da şey. Yedek. Yedeğini almak. Başkasının yerine geçmeye. Kopyalama. Dublör.
Mess : Karmakarışıklık. Altüst etmek. Zor durum. Dağınıklık. Ask.orduevinin lokanta kısmı. Pisletmek. Karışıklık. Bozmak. Asker sofrasında yemek yemek. Pislik.
Backups : Trafik sıkışıklığı. Yedek. Yedekler.
Feedings : Verme. Geçindirme. Doyurma. Rehber. Beslenen. Bakma. Tağdiye.
Treat : İkram. Muamele etmek. Ismarlama. Otalamak. İşlemek (konuyu). Zevk. İşlemek. Bir oyun üzerinde yeniden çalışmak. Bahsetmek. Zevk veren şey.
Sustenance synonyms : victuals, wheat germ, advocation, food, maintenances, viands, continuousness, comforts, foddered, resource, puree, fostering, anchorage, auxiliary, empowerment, delicacy, energising, durableness, ceaselessness, conveniences, anchorages, consistency, alms, amenities, keep, goody, durability, accessoriness, empowering, daily, continuance, nourishment, vitamin.
Sustenance ingilizce tanımı, definition of Sustenance
Sustenance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the sustenance of the body. The sustenance of life. The act of sustaining. Maintenance. Subsistence. Support.

Bu kısımda Sustenance kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sustenance ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sustenance anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sustenance ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.