Nutrients türkçesi Nutrients nedir

  • Besin tuzları.
  • Nütrient.
  • Besin.
  • Besinler.
  • Gıda.
  • Yapı maddesi (biyoloji terimi).
  • Besleyici öğeler.

Nutrients ile ilgili cümleler

English: Fresh vegetables contain many nutrients.
Turkish: Taze sebzeler birçok besin içerir.

Nutrients ingilizcede ne demek, Nutrients nerede nasıl kullanılır?

Active nutrients : Etkin besin maddeleri. Organizmada önemli fizyolojik fonksiyonların yürütülmesi için gerekli olan vitaminler, hormonlar, enzimlerle demir, bakır, mangan, çinko, iyot, flor, kobalt, molibden ve selenyum gibi iz elementler, etkicil maddeler. Etkicil maddeler.

Basic nutrients : Yemlerin bileşiminde bulunan ve besin değerinin tayinine esas olan ham protein, ham yağ, ham selüloz, azotsuz öz maddelerle su ve kalsiyum fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, klor, kükürt gibi makro elementlerden oluşan inorganik besin maddeleri. Temel besin maddeleri.

Micro nutrients : Organizmada az miktarda gereksinim duyulan, bu nedenle rasyona küçük miktarlarda eklenen mineral, vitamin veya ilaç gibi maddeler. Mikro besinler.

Total digestible nutrients : Tdn. Tsbm. Toplam hazmolabilir besin maddeleri. Toplam sindirilebilir besin maddeleri. Yemdeki sindirilebilir ham protein, ham selüloz ve azotsuz öz madde miktarlarıyla sindirilebilir yağ miktarının 25 katının toplamını ifade eden, organik maddelerin sindirilebilirliğini bildiren bir yem ölçü birimi, toplam hazmolabilir besin maddeleri, tsbm, tdn.

 

Macronutrients : Makrobesinler. Organizmanın azot ve fosfor gibi çok miktarda gereksinim duyduğu besin maddeleri. Makronutrients.

Nutrient substance : Gıdaların ve yemlerin kısımları olan, hayvanların büyümesi, gelişmesi ve verimleri için gerekli yapı maddelerini ve/veya enerji sağlayan maddeler. Besin maddeleri.

Nutrient ratio : Besin maddeleri oranı. Besinsel oran. Yemlerde besin madde değerindeki organik ve inorganik maddelerin yüzde oranı, besinsel oran.

Nutrient requirement : Türe ait biyokitlenin büyümesi için gerekli olan yıllık ortalama besin miktarı. Hayvanın ırk, cins, yaş ve verim durumuna göre değişen, her bakımdan iyi yaşayabilmesi ve verim sağlayabilmesi için gerekli olan protein, enerji, vitamin ve mineral gibi besin madde miktarı. Besin gereksinimi. Besin maddesi gereksinimi. Besin ihtiyacı.

Micronutrient : Organizmada az miktarda gereksinim duyulan, bu nedenle rasyona küçük miktarlarda eklenen mineral, vitamin veya ilaç gibi maddeler. Mikro besin. Mikro besinler.

Nutrient agar : Bakterilerin gereksinimi olan besin maddelerini içeren, agarla katılaştırılmış besi yeri. Besleyici agar.

İngilizce Nutrients Türkçe anlamı, Nutrients eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nutrients ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aliments : Yiyecek.

Soul food : Ruhun gıdası. Köle zamanlarından kalan zencilerin mutfağı. Bir kimsenin ruhsal ihtiyaçlarını karşılaması için ihtiyacı olan şeyler. Ruh gıdası.

Alimentation : Beslenme. Alimentasyon. Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hale getirilmesi. alimentasyon, nütrisyon. Destekleme. Besleme. Beslenim. Besleme, beslenme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Fare : Yolcu. Başından geçmek. Bilet ücreti. Gitmek (iş için). Yiyecek. Geçinmek. Yolculuk etmek. Üstesinden gelmek. Yola çıkmak.

Diet : Perhiz. Diyet yapmak. Yiyecek. Perhiz vermek. Perhiz yapmak. Kurultay. Diyet. Rejim yapmak. Günlük besin.

Foddered : Yem. Hayvan yemi (saman veya ot gibi). Hayvan yemi. Beslemek. Yem vermek. Yemlemek. Kuru ot. Saman. Ot.

Alimentary : Sindirimsel. Beslenmeyle ilgili.

Fares : Yiyecek. Yol parası. Yol paraları. Yolculuk ücreti. Bilet ücreti. Yolcu.

Food : Yemek. Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime. Halkın geleneksel yollardan elde ettiği, koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel, hayvansal ve madensel ürün, özdek, yiyecek, içecek. Aş. Yiyecekler. İaşe. Taam.

Yolk : Yumurta sarısı. Vitellüs. Yağıltı. Yumurtanın içerdiği embriyonun gelişimi için gerekli depo besin maddesi. . Embriyonun gelişimini sağlayan yumurta kısmı. Yün yağıltısı. Yapağı yağı. Yağ, protein vitamin ve mineral bakımından zengin, yumurta içinde yer alan sarı kütle. döllenmiş yumurtada blastula evresinden sonra meydana gelen blastocystin ortasında oluşan yolk kesesini dolduran, embriyonun gelişimi için gerekli, depo besin maddesi, vitellus.

Nutrients synonyms : victual, comfort food, food product, victuals, miraculous food, solid food, commissariat, dieted, nutriment, nourishment, foodstuff, comestible, medium, nourishments, calories, nourishing, beverage, provisions, viands, grocery store, nutritional, drink, nutritious, manna from heaven, water, nutritive, drinkable, culture medium, aliment, feed, sustenance, manna, food substance.

Nutrients zıt anlamlı kelimeler, Nutrients kelime anlamı

Unwholesome : Sağlıksız. Sıhhatsiz. Bozuk. Ahlak bozucu. Sağlığa zararlı. Zararlı. Sağlam olmayan. Ağır. Kötü. Sakat.