Courteous türkçesi Courteous nedir

Courteous ile ilgili cümleler

English: Ali was very courteous to us.
Turkish: Ali bize çok saygılıydı.

English: Ali is courteous.
Turkish: Ali naziktir.

English: You must be courteous to any guest.
Turkish: Her konuğa karşı saygılı olmalısın.

English: It is very courteous of you to call on me.
Turkish: Beni araman büyük nezaket.

English: Ali is quite courteous.
Turkish: Ali oldukça saygılı.

Courteous ingilizcede ne demek, Courteous nerede nasıl kullanılır?

Courteously : Kibarca. Efendice. Nazik bir şekilde. Saygı göstererek. Zarif bir şekilde. Hürmetkar bir şekilde.

Courteousness : Nezaket. Kibarlık. İncelik. Naziklik. Saygı.

Discourteous : Nezaketsiz. Nobran. Kaba saygısız. Kaba ve saygısız. Kabalık. Kaba. Saygısız.

Discourteously : Kabaca. Saygısızca. Kaba bir şekilde.

Discourteousness : Nezaketsizlik. Saygısızlık. Kabalık. İncelikten yoksunluk.

Courtelle : Yün benzeri akrilik kumaş.

Courtesan : Kahpe. Fahişe.

Courtesies : Nezaket. İltifat. Sarayda görgü kuralları. Kibarlık. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Teveccüh. Hürmet. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Nezaketen parasız verilen şey. İncelik.

 

Courters : Talip. Aşık. Kur yapan kimse.

Uncourteous : Kaba. Kibar olmayan. Nezaketsiz. Saygısız.

İngilizce Courteous Türkçe anlamı, Courteous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Courteous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dutiful : Görevini bilen. İşine saygılı. Sorumluluk taşıyan. İtaatli. Vazifeşinas. Ödevcil. Görevine bağlı.

Effendi : Saygı belirten eski bir türkçe unvan. Aristokrasi sınıfına ait olan erkek (ortadoğu ülkelerinde).

Accurate : Kesin. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Sahi. Dakik. Doğru. Yanlışsız. Tam. Hassas.

Fair spoken : Medeni. Tarafsız veya dürüstçe söylenen. Kandırıcı. Uygar. Kibar konuşan. Nazik konuşan. Tatlı dilli.

Esquires : Bay. Kavalye. İngiliz aristokrasisinin erkek üyesi. Mektup zarfı üzerine isim ve soyadından sonra kısaltılarak yazılan ve “bay” anlamına gelen bir unvan. Bey. Beyefendi. Beyefendi veya bey. Adli görevliler veya yüksek rütbeli memurlar için kullanılan bir lakap. Avukatlık ünvanı.

Considerate : Hatırşinas. Anlayışlı. Temkinli. İzanlı. Düşünceli. Dikkatli.

Affable : Hoş. Cana yakın. Arkadaş canlısı. Dost canlısı. Dostça ve sokulgan. Tatlı. Hatırşinas. Rahat. Sokulgan.

Courtesy : Kibarlık. Hürmet. Teveccüh. Nezaket. İltifat. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Sarayda görgü kuralları. İncelik. Nezaketen parasız verilen şey. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi.

Classiest : Zarif. Süper. Mükemmel. Sosyetik. Klas. Şık.

Graceful : Nezaket sahibi. Endamlı. Hoş. Dal gibi. Zarif. Güzel. Çekici. Vakur. Latif.

 

Courteous synonyms : good manners, pious, decent, civiler, regardful, bland, educated person, deferent, fearful, aristocratic, civilised, gallants, dainties, bwana, deferential, complaisant, civil, elaborate, subtlest, respectful, discreet, knightly, civilized, reverent, cannie, classier, brittles, attentive, effendis, polite, courtly, dignified, bwanas.

Courteous zıt anlamlı kelimeler, Courteous kelime anlamı

Impolite : Nezaketsiz. Kaba. Terbiyesiz. Görgüsüz. İnceliksiz. İncitici.

Discourteous : Kaba ve saygısız. Saygısız. Nobran. Nezaketsiz. Kaba saygısız. Kabalık. Kaba.

Disrespectful : Kaba. Saygısız. Hürmetsiz. Patavatsız. Riayetsiz. Nezaketsiz.

Courteous antonyms : discourtesy.

Courteous ingilizce tanımı, definition of Courteous

Courteous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Civil. Polite. Affable. Complaisant. Of courtlike manners. Obliging. Pertaining to, or expressive of, courtesy. Well bred. Characterized by courtesy.