Gevrek nedir, Gevrek ne demek
Gevrek; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Kolayca kırılıp ufalanan.
- Ağzın içinde kolayca parçalanıp dağılacak biçimde hazırlanmış bir çörek türü.
- Şen, neşeli (gülüş)

"Gevrek" ile ilgili cümleler
- "Bazı taşlar çok gevrek olur."
- "Faik'in şişkin ağzından gevrek bir kahkaha boşaldı." - P. Safa
Yerel Türkçe anlamı:
Kendirin dış kabuğu ve çarpıldıktan sonra içinde kalan ufak parçaları
Ceviz büyüklüğünde dikenli meyvesi olan bir çeşit kamış.
Mısır ya da buğday ununun kaymakla yoğrulmasıyle yapılmış olan bir çeşit ekmek.
Elli, ellibeş santimetre boyundaki tütün fidanları.
Bilimsel terim anlamı:
Gevreklik özelliği gösteren.
İngilizce'de Gevrek ne demek? Gevrek ingilizcesi nedir?:
brittle
Fransızca'da Gevrek ne demek?:
biscotte
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Yozgat kenti, Sorgun belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, Almus belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Yozgat kenti, Osmanpaşa nahiyesine bağlı bir yer.
Gevrek hakkında bilgiler
Simit veya Gevrek, susamla kaplı yuvarlak biçimli ekmeklere verilen genel addır. Türkiye ve Yunanistan'da yaygın olarak tüketilen simide Yunanistan'da kuluri (Yunanca: κουλούρι) adı verilir. Kültürlere göre değişkenlik gösterse de simitin gevrek olması tercih edilir. İzmir'de simit gevrek adıyla bilinir.(Bulgaristan'da 'gevrek' ve Sırbistan'da 'çevrek' ve Romanya'da da 'covrigi' denir. Muhtemelen Balkanlar'dan İzmir'e gelen göçmenlerin etkisiyle simite 'gevrek' denir.)
Arapça samīd سميد "ince bulgur veya irmik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice samīdā סמידא "un" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen samīdu sözcüğünden alıntıdır. Akatça sözcük Akatça samādu "öğütmek" fiilinden türetilmiştir. İstanbul'a gelen ya da İstanbul'dan doğuya giden kervanların konaklama alanı olarak bilinen İzmit'te yolculara pratik bir yiyecek olarak hazırlanan simit, bu özelliği ile de ilk fast food örneklerinden sayılabilir. Kervanlarda yolculuk yapanların atıştırmalık olarak yanlarına aldıkları simitleri, yol boyunca karşılaştıkları kişilere "Simiti'den" aldıklarını söyledikleri için, bu halka şeklindeki yiyeceğin adı simit olarak kaldı.
Genelde yalnız tüketilen simit, kahvaltı için tercih edildiğinde peynir, çay veya reçelle birlikte de yenebilir. Günümüzde simit, modern fırınlarda ve simitevlerinde hazırlanıp satılabildiği gibi cadde ve sokaklarda satıcılık yapan seyyar satıcılar tarafından bir el arabası içinde de satılır.
Maya, bir su bardağı ılık suda eritilir. Kabarması için 2-3 saat kadar bekletilir. 1 su bardağı ılık su ile 2 kaşık pekmezi karıştırılır. Un, hamur yoğurma kabına alınır. Ortası havuz gibi açıp eritilmiş maya ve tuz ilave edilir. Pekmezli su azar azar eklenerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğurulur. Hamurdan parçalar koparılıp elde yuvarlanarak simit şekli verilir. Derin bir kapta kalan 1 bardak su 1 kaşık pekmezle karıştırılır. Susam, geniş bir tabağa yayılır. Hazırlanan hamurlar pekmezli suya batırılıp çıkarılır (bazı yörelerde bu su kaynatılır, kaynar suya atılan hamur dibe çöker, yüzeye çıktığında alınır)ve susama bulanır. Fırın tepsisi hafifçe yağlanıp, simitler aralıklı olarak tepsiye dizilir. Önceden ısıtılmış 200 dereceye ayarlı fırında yaklaşık 30 dakika pişirilir. Sıcak olarak servis yapılır.
Gevrek ile ilgili Cümleler
- Yaptığım tempura soğuduğunda, o derhal gevrekliğini kaybeder ve tadı iyi olmaz.
- Biz tam tahıllı gevrekleri tercih ediyoruz.
- Ali kahvaltılık gevrek yiyor.
- Biraz kahvaltılık gevrek ve portakal suyu alacağım.
Gevrek kısaca anlamı, tanımı:
Parça : Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın. Tane. Nesne. Müzik eseri.
Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Gevrek gevrek gülmek : Neşeli ve kendine güvenli biçimde gülmek. kendine güvenip karşısındakini küçümsemek.
Karagevrek : Bir tür üzüm.
Gevrekçi : Gevrek yapan veya satan kimse.
Gevrekçilik : Gevrekçinin yaptığı iş.
Gevreklik : Bir maddenin kolay kırılabilir olma durumu. Gevrek olma durumu.
Kola : Kolalama. Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker, karbonat katılarak yapılmış olan içecek. Kolagillerden, Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan, çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki (Cola acuminata). Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı. Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta.
Çörek : Az yağlı, bazen şekerli ve yumurtalı, gevrekçe bir hamur işi. Kurs.
Neşe : Mutlu olmaktan doğan ve dışa vurulan sevinç, şetaret. Hafif sarhoşluk, çakırkeyif olma.
Susam : Bu bitkinin yağ çıkarılan, öğütülerek tahin elde edilen ve simit vb.nin üzerine serpilen küçük sarımtırak tohumu. Süsen. Susamgillerden, sıcak bölgelerde yetişen küçük bir bitki (Sesamum indicum).
Kaplı : Ciltli. Kabı olan. Kaplanmış olan.
Yuvarlak : Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek. Top veya küre biçiminde olan, müdevver.
Ekmek : Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. Yarışta geçmek. Yemek, aş. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Toprağı ekip biçmek için kullanmak. Serpmek. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek.
Kolayca : Oldukça kolay. (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden.
Şen : Teklik ikinci kişiyi gösteren söz.
Neşeli : Sevinçli, keyifli, şen, pürneşe. Sevinçli, keyifli, şen bir biçimde.
Gevrek davranım : Metallerin gevrek olarak kırılma göstermeleri.
Gevrek ekmek : Yufka ekmeği.
Gevrek gereç : Gevrek olarak kırılan gereç.
Gevrek kırılma : Çok az ya da hiç bir yoğruk bozunum olmadan, birden gelişen ve çatlayarak oluşan kırılma olayı.
Gevrek yılanyıldızı : İkincil ağızlılardan, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumunun, yılanyıldızları (Ophiuroidea) sınıfından şişkin diskli, dar kolları olan bir tür. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinin, yılanyıldızları (Ophiuroidea) sınıfından, şişkin diskli, dar kolları olan bir tür. (Ophiothx fragilis) İkinciI-ağızlılardan derisi dikenliler (Echinoderma) alt. filumunun yılanyıldızları (Ophiuroidea) sınıfından bir tür. Diski şişkin, kolları dar olur.
Gevrekler : Kütahya ili, Tavşanlı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Gevrekli : Konya ili, Seydişehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Gevrekmek : Kavun keleği.
Gevrekseydi : Kütahya ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Diğer dillerde Gevrek anlamı nedir?
İngilizce'de Gevrek ne demek? : adj. crispy, crunchy, crisp, friable, tender, brittle, fragile, short
n. rusk
Fransızca'da Gevrek : friable, croustillant/e, tendre
Almanca'da Gevrek : adj. knackig, knusperig, knusprig, mürbe
Rusça'da Gevrek : adj. хрупкий, ломкий, бьющийся, рассыпчатый, поджаристый, рыхлый, нежный

Bu kısımda Gevrek nedir? Gevrek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gevrek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gevrek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.