Pluteus türkçesi Pluteus nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Pluteus larvası.
- Derisi dikenlilerin serbest yüzen larvası.
Pluteus ingilizcede ne demek, Pluteus nerede nasıl kullanılır?
Plutarch : Antik yunan biyografı.
Pluto : Pluton. Pluto (mitoloji terimi). Karahan. Güneş'e en uzak büyük gezegen (ortalama uzaklık 39.5 ab; dolanma dönümü 248.4 yıl). Cehennem tanrısı (mitoloji terimi). Plüton. Plüton (astronomi terimi).
Plutocracies : Varsıl erki. Zenginerki. Servet sahibi kesimin güç sağladığı ekonomi. Plutokrasi. Zenginler idaresi. Plütokrasi. Varsılerki.
Plutocracy : Varlıklı katmanın egemenliğine dayalı toplumsal-siyasal düzen. Siyasal erkin zenginler elinde bulunduğu yönetim biçimi. Bayerki. Varsıl erki. Zenginlerin iktidarına dayanan politik sistem. Varsıl erk. İktisat, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Plutokrasi. Plütokrasi. Varsılerki.
Plutocrat : Nüfuzlu zengin. Varsılerkçi. Zenginlerin idaresi yanlısı. Plutokrat.
Enriched plutonium : Nükleer silah yapımında kullanılan radyoaktif malzeme. Zenginleştirilmiş plütonyum.
Plutonic : Yerin derinliklerinde kayalaşmış. Plütonik. Isı etkisiyle oluşmuş.
Plutocratic : Plutokratik.
Plutonium : Plutonyum. Plütonyum. Nükleer enerji üretimi sırasında oluşan zehirli atıkları ortaya çıkaran eleman. Plütonyum (simgesi pu). Atom numarası 94], atom ağırlığı 242 olan ve doğada az rastlanan uranyum ötesi element.
Plutonic rocks : Plütonik taşlar. Derinlik kayaçları. Derinlik taşları. Yerkabuğunun derinlerinde, büyük kütleler biçiminde katılaşmış magma kayaçları. (böyle kayaçlar ileri başkalaşım olayları ile de oluşur.).
İngilizce Pluteus Türkçe anlamı, Pluteus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pluteus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Aardvark : Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yer domuzu.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Pluteus synonyms : pluteus aurantiorugosus, fungus genus, genus pluteus, deer mushroom, sawdust mushroom, pluteus magnus, roof mushroom, pluteaceae, pluteus cervinus, family pluteaceae, abo blood groups system, abiotic environment, a site, acacia, abacus bodies, abductor muscle.
Pluteus ingilizce tanımı, definition of Pluteus
Pluteus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The free-swimming larva of sea urchins and ophiurans, having several long stiff processes inclosing calcareous rods.

Bu kısımda Pluteus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pluteus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pluteus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pluteus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.