Poetry türkçesi Poetry nedir

Poetry ile ilgili cümleler

English: His poetry does not translate into Japanese.
Turkish: Onun şiiri Japonca'ya çevrilmiyor.

English: Ali has illustrated several poetry books.
Turkish: Ali farklı şiir kitaplarını sergiledi.

English: I adore poetry and music.
Turkish: Şiir ve müziğe bayılırım.

English: Baudelaire's poetry is magnificent.
Turkish: Baudelaire'in şiirleri muhteşemdir.

English: Flowers are so fragile and so beautiful, that you can't speak about them without poetry or metaphors.
Turkish: Çiçekler o kadar narin ve güzeldir ki şiirler ve metaforlar olmadan onlar hakkında konuşamazsın.

Poetry ingilizcede ne demek, Poetry nerede nasıl kullanılır?

Compose poetry : Şiir yazmak.

Concrete poetry : Somut şiir. Anlamın sayfadaki kelimelerin somut dizilişi aracılığı ile ifade edildiği şiir.

Dramatic poetry : Dram şiiri. Dramatik şiir.

Elegiac poetry : Mersiye.

English poetry : İngiliz şiiri.

Poetries : Şiirsellik. Şiirler. Şiir. Nazım. Koşuk. Şiir sanatı.

Lyric poetry : Lirik şiirler.

Sacred poetry : Kutsal metinlerin parçası olan şiirler. Dini şiirler. Kutsal şiirler.

Folk poet : Halk ozanı. Halk kültürüyle kişisel yeteneğin birlikte oluşturduğu, yaratılarını sazla çalıp söyleyen geleneksel ozan. bk. halk koşuğu, sözlü halkbilim.

 

Epic poetry : Epik şiir.

İngilizce Poetry Türkçe anlamı, Poetry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poetry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Genre : Tür. Üslup. Televizyon türleri. İzlencelerin belli bir konuyu işlerken kullandığı gerece, çeşitli öğelerin kullanılış biçimine, belli bir konuyu ele alış açısına göre ortak yönleri bulunarak yapılan kümelendirme sonunda ortaya çıkan bölümler. başlıca türler belgesel (haber izlencesi, belgesel izlence, gezi-görüşüm, magazin izlencesi), okul televizyonu, açık oturum, yuvarlak masa izlenceleri, spor izlencesi, televizyon oyunu, dinletiler, eğlence izlenceleri, yarışma izlenceleri, hava durumu, tanıtıdır. ayrıca, özellikle, spor karşılaşmalarının, tiyatro, opera, eğlence yerlerinin canlı yayınları ile her çeşit film gösterimi de önemli bir yer tutar). Nevi. Janr. Tarz. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çeşit. Biçim.

Governor : Baba. Müdür (banka, hapishane). Eyalet valisi (amerikan ingilizcesi). Düzenleyici. Müdür (banka, hapishane vb). Amir. Banka müdürü. İdareci. Patron.

Lyricisms : Lirizm.

Romancing : Abartmak. Aşk hikayesi anlatmak. Latin dil ailesinden diller. Palavra atmak. Ballandırmak. Romantizm. Atıp tutmak. Romans. Serüven.

Rime : Kırç. Kırağı ile kaplamak. Kırağının daha yeğin, daha kalın buz kırılcalarının olmasıyla kendini gösteren ve konduğu yerlerde çiçekli dallar biçimini alan türü. Kafiye. Uyak. Kırağı düşmek. Kırağı bağlamak. Kırağı.

 

Verse : Ayet. Mısra. Dörtlük. Şiir yazmak. Dize. Kıta.

Ballad : Koşma. Balad. Balat. Şiirsel öykü. Türkü. Hikayeli şiir. Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. Halk şarkısı.

Poetics : Şiir tekniği. Yazınbilim. Vezin tekniği.

Writing style : Yazma stili.

Versifications : Şiir yazma. Nazım yapma. Nazım sanatı. Şiir yazma sanatı.

Poetry synonyms : expressive style, literary genre, heroic poetry, poems, sonnet, poetic, romance, poetical, lyricism, versification, numbers, romanced, sonneting, rhyme, prosody, nazim, ballads, poetries, versing, poesy, epic poetry, song, songs, verses, poem, regulator, epos, style, romances, rimes.

Poetry ingilizce tanımı, definition of Poetry

Poetry kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The art of idealizing in thought and in expression. The art of apprehending and interpreting ideas by the faculty of imagination.