Point of intersection türkçesi Point of intersection nedir
- Kesişme noktası.
- Some noktası.
- Kesişme çekidi.
Point of intersection ingilizcede ne demek, Point of intersection nerede nasıl kullanılır?
Point : Tevcih etmek. Doğrultmak (silah). Doğrultmak. Göstermek. Noktalamak. Sayı. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Çevirmek. Sivriltmek. Uç vermek.
Of : İle ilgili. Yüzünden. Hakkında. -in. In. -den. -den övünerek bahsetmek. Karşı. Nin. -li.
Intersection : Kavşak. Dörtyol ağzı. Çeşitli biçim ya da görüşlerin ortak bir noktada buluşması durumu. Bileşke. İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit. Kesit. Yol kavşağı. Kesişme. Arakesit.
Point of application : Uygulama noktası. Uygulama çekidi.
Point of articulation : Ağız boşluğunda seslerin oluştuğu çeşitli noktalar; bir ünsüzün çıkışı sırasında ses yolunun daralan veya kapanan noktası. Boğumlama noktası. Boğumlanma noktası. Eklemleme noktası.
Point of honor : Şeref meselesi.
Point of contact : Bağlantı yeri. Temas noktası. İrtibat kişisi veya noktası. Değme noktası. Başvurulacak veya danışılacak kişi veya merci. Değme çekidi.
Point of break : Kopma çekidi. Kopma noktası.
Point of bearing : Kerteriz noktası. Kerteriz çekidi.
Point of convergence : Yakınsaklık noktası.
İngilizce Point of intersection Türkçe anlamı, Point of intersection eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Point of intersection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conflux : Birlikte akma. Kavşak. Bir akarsuya karışan küçük dere. İzdiham. İki suyun birleşme yeri. Birleşme.
Concurrences : Eş zamanlılık. Zamanlaması rastlama. Muvafakat. Kesişim. Aynı zamana rastlama. Aynı olma (fikir). Rastlantı. Söz birliği. Uygun görme. Fikir birliği.
Junction : Yol ağzı. Kavşak. Kıvrımların ya da kıvrım dizgelerinin birleştiği yer. Bağlantı noktası. Eklem. Ağız. Birleştirme. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. İki nesnenin birleştiği yer.
Crossing point : Yaya geçidi. Tutuşma noktası. Geçiş noktası. Karşıdan karşıya geçme izni olan yer.
Confluences : Birleşme. Kavşak. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Birlikte akma. Kalabalık. Bir arada akma. Irmakların birleşmesi. İzdiham.
Confluence : Kalabalık. İki akarsuyun karşılaşıp birbirlerine karıştıkları nokta. Birlikte akma. Bir arada akma. İzdiham. Irmakların birleşmesi. Birleşme. Kavşak.
Concurrence : Mutabakat. Uygun görme. Rastlantı. Elbirliği. Muvafakat. Aynı olma (fikir). Uyuşma. Aynı zamana rastlama. Fikir birliği.
Point of intersection synonyms : intersection point.

Bu kısımda Point of intersection kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Point of intersection ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Point of intersection anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Point of intersection ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.