Polluters türkçesi Polluters nedir

  • Çevreyi kirleten.
  • Kirletici madde.
  • Kirletici.
  • Kirleten şey.
  • Kirleten.

Polluters ingilizcede ne demek, Polluters nerede nasıl kullanılır?

Polluters charge : Çevreyi kirletinin bunun bedelini ödemesi gerektiği, diğer bir deyişle çevre kirliliğinin denetim maliyetinin topluma ödettirilmesinden daha çok kirletenlere ödettirilmesini (içselleştirilmesini) ifade eden uluslararası çevre hukukunun bir ilkesi. Kirleten öder ilkesi.

Polluter pays principle : Kirleten öder prensibi. Kirleten öder ilkesi. Çevreyi kirletinin bunun bedelini ödemesi gerektiği, diğer bir deyişle çevre kirliliğinin denetim maliyetinin topluma ödettirilmesinden daha çok kirletenlere ödettirilmesini (içselleştirilmesini) ifade eden uluslararası çevre hukukunun bir ilkesi.

Polluter : Kirleten şey. Kirletici madde. Kirletici. Çevreyi kirleten. Kirleten.

Pollute : Çevreyi kirletmek. Karalamak. Pisletmek. [#kirletme Kirletmek]. Kirli. Bozmak. Namusunu kirletmek.

Polluted : Kirletmek. Namusunu kirletmek. Kirli. Kirlenmiş. Bozmak. Kirletilmiş. Çevreyi kirletmek. Karalamak.

Pollutants : Kirletici madde. Çevre kirliliğine yol açan madde. Kirleticiler.

Polluted air : Kirli hava.

Polluted water : Kirletilmiş su. Kirli su. Kirlenmiş su.

Be polluted : Kirlenmek. Kirli olmak.

Pollution : Kirlenme. Hava, su ve toprak gibi doğal kaynakların, dokuncalı özdeklerin karışması sonucunda niteliklerinin bozulması. Çevre kirlenmesi. Bozulma. Hava, su ve toprakta bazı maddelerin birikimi ile ortaya çıkan durum. örnek: havada fazla miktarda kükürtdioksit gazının, suda petrol artıklarının, toprakta bazı kimyasal ilaçların birikmesi. Pollüsyon. Hava, su ve toprakta insan sağlığı ve çevreye zarar veren kontaminantların birikmesi, suyun, fiziksel, kimyasal veya biyolojik özelliklerinin insan faaliyetleri sonucunda kullanımını olumsuz etkileyecek biçimde değişmesi, polüsyon, pollüsyon. İktisadi karar birimlerinin etkinlikleri sonucu çevre kalitesinde ortaya çıkan bozulma. Kirlilik. Yabancı özdeklerin katılmasıyla bir ortamın arılığını yitirmesi.

 

İngilizce Polluters Türkçe anlamı, Polluters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polluters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enquirer : Araştırmacı. Bilgi isteyen kimse. Dedektif. Soruşturmacı. Sorular soran kimse.

Litterer : Yere çöp atan kimse (çöp kutusuna atmayan). Halka açık yerlerde çöp saçan kimse. Çevreyi kirleten kimse.

Confounder : Karışıklığa neden olan. Tahrip eden kimse. Karıştırıcı. Karışıklığa ve kargaşaya neden olan kimse.

Contaminants : Atık.

Asker : İsteyen kimse. Soran kimse. Rica eden kimse.

Litterbugs : Çöp döken kimse. Çöpleri dağıtan kimse. Çevreyi kirleten kimse. Kirleten kimse.

Litterbug : Çöpleri dağıtan kimse. Çevreyi kirleten kimse. Kirleten kimse. Çöp döken kimse.

Contaminating : Kirletme. Kirletmek. Bulaştırıcı. Bulaştırmak. Bozmak. Pisletici.

Headcounter : Anketör.

 

Polluters synonyms : poll taker, polluter, querier, contaminative, sullying, pollutive, inquirer, contaminant, befouler, defiler, canvasser, smirching, pollutants, impure, contaminated, questioner, contaminator, polluting, defilers, infectors, pollutant, infecter, infecters, confounders, litterers, infector, impurities.

Polluters zıt anlamlı kelimeler, Polluters kelime anlamı

Pure : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir kimyasal özdeğin yabancı özdeciklerden arınmış niteliği. Kuramsal. İçinde yabancı özdek bulundurmayan, temiz, katışıksız (özdek). Lekesiz. Halis. Salt. Sırf. Pak. Saf.

Polluters antonyms : good person.