Confounder türkçesi Confounder nedir

Confounder ingilizcede ne demek, Confounder nerede nasıl kullanılır?

Confounders : Karıştırıcı. Kirletici. Karışıklığa ve kargaşaya neden olan kimse. Tahrip eden kimse. Karışıklığa neden olan.

Confounded : Şaşırmış.

Confoundedly : Bela gibi. Aşırı.

Confoundedness : Talihsizlik. Baş belası olma durumu. Lanetli olma durumu.

Confusion worse confounded : Karmakarışıklık. Karışıklığın daniskası.

Unconfound : Karmaşadan uzak. Kafa karışıklığından uzak.

Confounding : Kahretmek. Şaşırtıcı. Bozmak. Yıkmak. Çelişen. Kafasını karıştırmak. Kafa karıştırıcı. Karıştırmak. Utandırmak. Yenmek.

Double confounding : İkili etki karışımı.

Confound him : Kahrolası. Kahretsin.

Confounds : Şaşırtmak. Yenmek. Karıştırmak (kafasını). Utandırmak. Kafasını karıştırmak. Kahretmek. Karıştırmak. Birbirine katmak. Yüzünü kara çıkarmak. Yıkmak.

İngilizce Confounder Türkçe anlamı, Confounder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confounder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lost : Kaybetmek. Değerlendirilmemiş. Kayıp. Kaybolmuş. Dalgın. Şaşırmış. Zayi. Yitirilmiş. Kaçırılmış. Kendini kaybetmiş.

 

Baffled : Şaşırmış. Şaşıp kalmış. Afallamış. Şaşırıp kalmış. Şaşkına dönmüş. Şaşırtılmış.

Befuddle : Şaşırmak. Şaşırtmak. Sarhoş etmek. Aklını karıştırmak. Sersemletmek.

Bewildered : Afallamış. Sersemlemiş. Şaşkına dönmüş. Şaşkaloz. Şaşırtılmış. Şaşkın. Şaşırmış.

Mystify : Şaşkınlık uyandırmak. Şaşırtmak. Aklını karıştırmak. Meraklandırmak. Gizemli bir hava vermek. Kafasını bulandırmak. Hayret ettirmek. Hayret uyandırmak. Anlaşılmasını güçleştirmek. Esrarengiz göstermek.

Amaze : Afallatmak. Şaşırtmak. Hayran bırakmak. Hayrete düşürmek. Şaşkınlık uyandırmak. Şaşkına çevirmek. Hayret uyandırmak. Hayret ettirmek. Hayrette bırakmak.

Be : -dir. -di. Berylliumb (berilyum). -dır. Mal olmak. Var olmak. Anlamına gelmek. Olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak.

Mixer : Sosyal kimse. Özdekleri birbirine karıştıran araç. Çırpıcı. Tanışma toplantısı. Karıştırıcı alet. Mikser. Şakacı. Sokulgan kimse. Resim imine eşleme imlerini katarak resim imini televizyon imine dönüştüren aygıt.

Blender : Dönen bıçakları yardımıyla, gıdaları ve yemleri kesmeye, parçalamaya, karıştırmaya veya sıvılaştırmaya yarayan elektrikli alet, blender. Mikser. Harmanlayıcı. Parçalayıcı. Harmancı. Blender. Sıvı karıştırıcı alet. Karıcı.

Kibitzer : Sohbet eden kimse. Karışan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse. İşgüzar. (konuşma dili) burnunu sokan kimse. Araya giren kimse.

 

Confounder synonyms : baffle, contaminant, ruiners, beat, liquidizer, at sea, pollutive, agitator, perplexed, discombobulate, pose, throw, blenders, defiler, polluters, bedevil, stick, bewilder, stupefy, mixed up, mixing, amalgamator, disturbing, gravel, nonplus, get, pollutant, perplex, ruiner, contaminative, fox, mazed, polluter.

Confounder zıt anlamlı kelimeler, Confounder kelime anlamı

Orient : Doğuya yöneltmek. Yönlendirmek. Yöneltmek. Doğuya doğru yapmak. Şark. Doğu ülkeleri. Alışmak. Doğuya döndürmek. Maşrık. Doğrultmak.

Confounder antonyms : unperplexed.

Confounder ingilizce tanımı, definition of Confounder

Confounder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who confounds.